Tekirdağ'da Hepatit-C krizi!

Türk Böbrek Vakfı’nın Tekirdağ Kapaklı’daki diyaliz merkezinde korkutan haber geldi. Edinilen bilgilere göre diyaliz merkezinde tedavi gören 18 hastaya Hepatit-C bulaştı.

Tekirdağ'da Hepatit-C krizi!
Bu içerik 282 kez okundu.

Türk Böbrek Vakfı’nın Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesindeki Kadriye-Kenan Tunalı diyaliz merkezi'nde Hepatit-C krizi yaşanıyor.  2006 yılından bu yana faaliyet gösteren diyaliz merkezinde 18 hastaya Hepatit-C bulaştığı öğrenildi. Bu bölgedeki diyaliz hastaları için hayati önemde. Haftada 3 kere diyalize girmek zorundalar.

Merkezdeki ilk Hepatit-C vak’ası Haziran ayında ortaya çıktı. O zaman sadece iki hastada virüsün olduğu tespit edildi. Ancak takip eden aylarda Hepatit-C bulaşan hasta sayısı 18’i buldu.

Hastalar arasında değerleri normale dönmeye başlayanlar da var; henüz dönememiş olanlar da. Yaşanan olay, bu merkeze giden diyaliz hastalarını hiç de şaşırtmadı zira uzun zamandır hijyen koşullarıyla ilgili sıkıntıları olduğunu söylüyorlar. Onlara göre gereken önlemler alınsaydı böyle bir tabloyla da karşılaşılmazdı.

"Misafir hastalar, kan tahlilleri alınmadan diyaliz makinalarına bağlanıyorlardı"

K.D ismini vermek istemiyor. Dokuz yıldır diyaliz hastası. 45 yaşında. Haftada 3 gün diyalize giriyor. Hepatic-C teşhisi konulan ilk hastalardan. Haziran ayında yapılan kan tahlili sonucu merkezde virüs olduğu ilk kez tespit edilmiş oldu.

Onun tahminine göre içeriden değil; dışardan gelen hastalardan kaynaklanan bir durum bu.

“Hijyen yok, temizlik yok. Gelişigüzel bir yerdi. Misafir hastalar, kan tahlilleri alınmadan diyaliz makinalarına bağlanıyorlardı. Bence dışarıdan gelen hastalardan bulaştı. Bakın, eldivenler tek kullanımlık ama çıkarmadan diğer hastaların iğnelerini çıkarıyorlardı. Ben bunu söylediğimde ‘Yok bulaşmaz’ demişlerdi. İl Sağlık Müdürlüğü’ne de şikayet ettik. Aldığımız cevap, ‘Korkmayın’ oldu. Bizden sonra bu sayı 18’e çıktı. Önlem alınsaydı, çıkmayabilirdi. Hiç aldırış etmediler.”

K.D’nin şu an kan değerleri normale dönmek üzere. Ancak hâlâ sosyal hayatı normale dönmüş değil. Yaklaşık 4 aydır izole bir hayat yaşadığını söylüyor. Hastalığın bulaşma riskinden dolayı ne ailesi ne de arkadaşlarıyla rahat oturabiliyor. Beklediği bir tahlil sonucu daha var. Oradan da negatif cevabını alırsa yeniden diyaliz sonrası uzun yürüyüşlere çıkabilecek.

Başına gelenlerden diyaliz merkezini sorumlu tutuyor. Diğer hastalarla bir araya gelip hukuki mücadele başlatmaya da kararlı.

" İhmâlin belgelenip belgelenmemesine göre hareket etmeyi düşünüyorum"

Süreçten olumsuz etkilenmemek için mağdurlar kimliklerini açıklamaktan çekiniyor. Hepatit-C virüsü taşıyan bir diğer hasta da S.E.

Henüz yolun başında. Diyaliz de bu merkez de onun için çok yeni. Teşhis konulalı 2 ay oluyor. Onu da kan değerleri riskli değil. Günlük hayatına devam ediyor. S. E de ortada bir ihmâl olduğu görüşünde.

“Ben psikolojik olarak çok etkilendim. Merkezde temizlik koşullarıyla ilgili gördüğüm çok şey var ama bunu sizinle paylaşmaktan da çekiniyorum. Başımın ağrımasını istemiyorum, çünkü. Virüs, içeriden bir hastadan mı yoksa dışarıdan bir hastadan mı bulaştı belli değil. Süreci izliyorum. İhmâlin belgelenip belgelenmemesine göre hareket etmeyi düşünüyorum.”

"Basit bir olay değil"

Böbrek Hasta Haklarını Koruma ve Sosyal Dayanışma Derneği (BÖHAK) başkanı Vahap Acar da olayı takip ediyor. 25 yıllık diyaliz hastası Acar da geçmişte yine diyaliz merkezinden Hepatit-C virüsünün bulaştığı hastalardan. Acar, olayın basit bir olay olmadığı görüşünde.

“Makinadan mı hijyen koşullardan mı yoksa hastadan mı henüz netleşmedi. Makinaların ayrılıp ayrılmadığına bakmak lâzım. Hepatit’li hastaların makinalarıyla olmayanların makinaları ayrılması gerekir. Ama karşı karşıya olduğumuz tablo, normal bir şey değil. Gerçek olan şu ki aynı merkezde 18 hastada birden Hepatit-C çıkıyorsa olay, diyaliz merkezinden kaynaklanıyor demektir. Hepatit-C kandan kana bulaşır. Şu akla geliyor. Makinalar mı ayrıştırılmadı yoksa Hepatit’li olan ama tespit edilmeyen hasta mı ayrı ayrı makinaları girdi? Hepatit olmayan hastalar, daha sonra o makinalara da girmiş olabilir.”

TBV: "Sağlık Bakanlığı’nda sesleniyoruz"

Olayın duyulmasıyla Türk Böbrek Vakfı da deyim yerindeyse merkeze çıkarma yaptı. Başlangıçta basın toplantısını merkezin müdürü yapacaktı ancak son dakika değişikliğiyle vakıf başkanı Timur Erk açıklama yaptı. Erk, Sağlık Bakanlığı’nın olayı araştırması gerektiğini söylüyor.

“Olayla ilgili hiçbir öngörüm yok. Ne uzmanlar ne de biz bir sonuca vardık. Kurulan komisyonun yanısıra dışarıdan da uzmanlar bize destek olsunlar. Kök nedenini araştırınlar. 4 hastada tespit edildiğinde biz bakanlığa başvurduk ama henüz bir sonuç yok. O nedenle çağrı yapıyorum. Aynı anda 18 hasta virüsü almış olabilir. Nereden bulaştı bilmiyoruz. 28 seneden beri en iyi şekilde bu işi yapıyoruz. Böyle bir kurum olarak bu belayı kınıyorum. Kasıt ihtimali de araştırdığımız konulardan.”

“Kesinlikle makinalardan geçmiş olamaz"

TBV’nin nefroloji uzmanı Yrd. Doç. Bilâl Görçin de akıl almaz bir olayla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

“Kesinlikle makinalardan geçmiş olamaz. Pozitif hasta kanının negatif hasta kanına bulaşması lâzım. Bunlar nasıl biraraya geldi? Tüm setler, sistemler, hastanının kanının değdiği her şey, işlem sonrası değişir; yenilenir. Ama 18 rakamına nasıl ulaşıldı biz de bilmiyoruz. Çünkü bunu açıklayamıyoruz. Biz aklınıza gelebilecek her yere başvurduk. Talep ettik. Henüz bilmiyoruz. Eldiven bunun bulaşma için yeterli değildir. Anlamadığımız şey bu. Belki de bilmediğimiz bir bulaşma yolu ortaya çıkacak.”

Olay, İl Sağlık Müdürlüğü aracılığıyla Sağlık Bakanlığı tarafından da inceleniyor. Bakanlık, henüz konuyla ilgili açıklama yapmış değil.  (Al Jazeera Türk)

diyaliz tekirdağ kapaklı hepatit-c
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kürt peşmerge oğluna Trump ismini verdi
Kürt peşmerge oğluna Trump ismini verdi
Benzin ve motorine zam!
Benzin ve motorine zam!