Erdoğan: 'Tepelerine bineceğiz'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhtarlara"Burada siz muhtarların önünde ilan ediyorum, Türkiye artık bu yanlış güvenlik anlayışını terk etmiştir. Bundan sonra sorun kapımızı çalana kadar beklemeyeceğiz. Artık sorunların üzerine biz gideceğiz. Terör örgütlerinin bize saldırmasını beklemeyeceğiz" diye seslendi

Erdoğan: 'Tepelerine bineceğiz'
Bu içerik 182 kez okundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen ‘28. Muhtarlar Toplantısı'nda Batman, Bingöl, Burdur, Erzincan, Gaziantep, Giresun, İzmir, Kayseri, Konya, Manisa, Osmaniye, Sakarya, Sivas, Şanlıurfa, Yozgat ve Zonguldak'tan gelen muhtarlara hitap etti.

‘Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, milletin evine hoş geldiniz' diyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü'nü tebrik etti. 
Külliyedeki misafirler arasında en genç, en uzun süredir muhtarlık yapan, aynı anda görev yapan karı-koca, anne-oğul muhtarların da bulunduğunu dile getiren Erdoğan, muhtarların seçimle işbaşına gelinen görevlerin ilk basamağı olarak demokrasinin temel taşları olduğunu ifade etti.

‘Bize hep yalan söyleyen tarihle aldattılar'
"Kurtuluş Savaşı'mızı öncesiyle ve sonrasıyla çok iyi öğrenmek, çok iyi anlamak mecburiyetindeyiz" diyen Erdoğan, "Onun için dün Yükseköğretim Kurumu'nun (YÖK) yapmış olduğu toplantıda tüm rektörlerimize, rektör yardımcılarımıza, dekanlarımıza, profesörlerimize ve gençlerimize şunu ifade ettim, ‘Hocalarımızdan istirhamım şudur' dedim, tarihimizi yavrularımıza iyi öğretelim, çünkü bizi hep yalan söyleyen tarihle aldattılar. Öğrencilerimize, gençlerimize de kendi tarihlerini iyi öğrenmelerini tavsiye ettim. Malum son zamanlarda gündemde olan önce Lozan'ı ifade ederek gündeme düşürdüğümüz konu ardından Misak-ı Milli konusu, işte bunlar hepsi bu sürecin nasıl yönetildiğini, bizlere nasıl bazı gerçekleri yanlış öğrettiklerinin en açık ifadesidir" değerlendirmesinde bulundu.

‘Tartışılsın,incelensin'

"Varsın rahatsız olsunlar. Niye korkuyorsunuz? Tartışılsın, incelensin. Kim ne demiş, görülsün" diyen Erdoğan, "Doğru, yanlış bilelim. Yani partimin kurucusu Lozan'da imzaya gitmiş veya imza atmış diye bu doğrudur, böyle bir mantık olamaz" ifadesini kullandı.
‘Sorgulayan bir nesil istiyoruz'
''Bunun doğru olup olmadığının sorgulanması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Yanlış diyenler varsa niye 'yanlış' diyor, bunu da soralım. Tek tipçi bir insan, biz böyle bir gençlik istemiyoruz. Sorgulayan, araştıran bir gençlik istiyoruz" diye konuştu.
‘Ben gençliğimizi bal arısı gibi görmek istiyorum'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin sorguladığı, araştırdığı zaman hakikati de yakalayacağını belirterek, "Ben gençliğimizi bal arısı gibi görmek istiyorum, eşek arısı gibi değil. O daldan dala, çiçekten çiçeğe dolaşsın ve gelsin o balı yapsın ki, tüm insanlık ondan istifade etsin. İnşallah bunlar olacak" dedi.Mus
 ‘Misak-ı Milli'yi getiren kim?'
"Misak-ı Milli niye rahatsız ediyor?" diye soran Erdoğan, "Misak-ı Milli'yi gündeme getiren kim? Gazi Mustafa Kemal. Niye rahatsız oluyorsunuz? Biz rahatsız olmuyoruz. Misak-ı Milli batıdan doğuya nasıl başlıyor? Burada bir tarih, burada bu milletin geçmişi yok mu?" ifadesini kullandı. Bundan rahatsız olunmaması gerektiğini dile getiren Erdoğan, bunun dünü ve bugününün öğrenilmesi, bilinmesi gerektiğini vurguladı.

‘Sayın Bahçeli'ye teşekkür ediyorum'

Erdoğan, ‘birilerinin bunu anlamak istemediğini çünkü dertlerinin başka olduğunu ama anlayanlar da bulunduğuna' işaret ederek, "Bu noktada Sayın Bahçeli'nin dünkü konuşmasında da ifade ettiği gibi, kendisine teşekkür ediyorum. Çünkü siyasi hareketler de doğruda bütünleşmeyi ortaya koyduğu sürece bu millet kazanacaktır. Bunu başarmamız lazım" diye konuştu.
‘Misak-ı Milli'yi koruyamadık.'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geriye dönüp bakıldığında Osmanlı Devleti'nin çok büyük ve köklü bir devlet olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu devin yıkılışı, milletimiz üzerinde maddi ve manevi olarak derin yaralara yol açmıştır. Nerelerden nerelere geldik acaba bunu gençliğimiz biliyor mu? 1914 yılında 2.5 milyon kilometrekare olan topraklarımızın büyüklüğü 9 yıl sonra Lozan'ı imzaladığımızda daha sonra topraklarımıza katılan Hatay'la birlikte 780 bin kilometrekareye düşmüştü. Süre, ne kadar dar. Kurtuluş Savaşı'mıza girerken hedefimiz, Misak-ı milli sınırlarımıza sahip çıkmaktı. Maalesef hem batı hem de güney sınırlarımızda Misak-ı Milli hedeflerimizi koruyamadık. Dönemin şartları itibarıyla bu durumu mazur görenler, göstermeye çalışanlar olabilir. Bu yaklaşımı bir yere kadar mazur görmek mümkündür. Asıl vahimi, zorunluluklardan kaynaklanan bu durumu esas olarak kabul edip kendimizi tamamen bu kabuğun içine hapsetme anlayışıdır. Biz işte bu anlayışı reddediyoruz. Türkiye'yi 1923'ten beri böyle bir kısır döngüye hapsedenlerin amacı, coğrafyamızdaki 1000 yıllık varlığımızı, Selçuklu ve Osmanlı geçmişimizi bize unutturmaktır.
‘1923'ün psikolojisi ile hareket edemeyiz'
2016 yılında 1923'ün psikolojisi ile hareket edemeyiz. Bunda ısrar etmek ülkeye ve millete yapılacak en büyük haksızlıktır. Cumhuriyetimizi kurduğumuzdan beri dünyada her şey değişirken biz, o tarihteki konumumuzu korumayı kazanç olarak göremeyiz. Çünkü biz Kurtuluş Savaşımızı 'hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır' stratejisiyle kazanmış bir milletiz. İstiklalimizi bu anlayış ile kazandığımız halde bizi Cumhuriyet tarihimizin tamamını 'hatt-ı müdafaa' ile geçirmeye zorlayan anlayışı geride bırakmak mecburiyetindeyiz. 93 yıldır başımıza ne geldiyse bu anlayıştan gelmiştir."

‘Terör örgütlerini beklemeyeceğiz'

Osmaniye'nin 2 mahallesine 3 havan mermisi atıldı: 2 yaralı Erdoğan, geriye dönüp bakıldığında, bir sorun kapıyı çalmadan, bıçak kemiğe dayanmadan, gırtlağa kadar bataklığa gömülmeden harekete geçilmediğini gördüğünü belirterek, "Bunun için dikkat ederseniz, kapımız hiç boş kalmadı. Rahat nefes aldığımız dönemimiz hiç olmadı ve her dönem bu tür bedeller ödedik" diye konuştu. Siyasette büyük bedeller ödendiğini, darbelerle, muhtıralarla, vesayet yönetimleriyle çok zaman kaybedildiğini, ekonomide de büyük bedeller ödendiğini aktaran Erdoğan, Türkiye'nin aynı kulvarda yarışa başladığı ülkelerin fersah fersah gerisinde kaldığını kaydetti. Erdoğan, insani olarak da büyük bedeller ödendiğini, ‘terörle mücadelede', kardeş kavgalarında binlerce evladın, genç neslin kaybedildiğini vurguladı.
‘Tepelerine bineceğiz' 
Türkiye'nin bu yanlış güvenlik anlayışını artık terk ettiğini ve artık bedel ödemek istemediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan sonra sorunların kapımızı çalmasını beklemeyeceğiz, bundan sonra bıçak kemiğe dayanana kadar sabretmeyeceğiz, gırtlağımıza kadar bataklığa gömülmeye rıza göstermeyeceğiz. Artık sorunların üzerine biz gideceğiz. Terör sorunumuz mu var? Terör örgütlerinin gelip bize saldırmasını beklemeyeceğiz. Bu örgütler, nerede faaliyet gösteriyorsa, nerede yuvalanıyorsa gidip orada tepelerine tepelerine bineceğiz" değerlendirmesini yaptı. Tehditleri kaynağında yok etmenin, çözmenin çaresine bakılacağını ifade eden Erdoğan, sineklerle uğraşmak yerine bataklığı kurutmanın yollarının bulunacağını kaydetti. Erdoğan, Türkiye'nin 30 yılı aşkın süredir PKK ile mücadele ettiğini, bu örgütün yaklaşık 40 bin mensubunun imha edildiğini ama eylemlerinin durdurulamadığını aktararak, şöyle devam etti:
‘PKK'yı inlerinde bulup bertaraf edeceğiz'
"Çünkü uzun yıllar PKK bize saldırdığında karşılık veriyorduk. Bundan sonra ülke içinde ve dışında PKK'yı saklandığı inlerinde bulup bertaraf edeceğiz. Ülke içinde bunların saklandığı gizlendiği, eylem hazırlığı yaptığı yerleri tespit ettik. Birer birer hepsini yok ediyoruz, edeceğiz.
‘Kökünü kurutacağız.' 
 'Türkiye neden PKK ile ölesiye mücadele ediyor?' Bölücü örgüte destek veren, imkan sağlayan kim varsa hepsinin de kökünü kurutacağız. Şimdiden söylüyorum, biz kendilerini bulup yok etmeden, nereye gideceklerse gitsinler, bu kadar açık söylüyorum. Aynı şekilde yurtdışında üslendiği yerlerde rahat nefes alabildikleri tek günleri olmayacak. Niye? O ülkelerin devlet başkanlarını da hükümet başkanlarını da hepsini bu konuda sürekli rahatsız edeceğiz. Önlerine dosyaları koyacağız, ne yaparlarsa yapsınlar. İçeri mi atarlar, gereğini nasıl yapacaklarsa yapsınlar. Bize mi teslim ederler ne yaparlarsa yapsınlar."
‘Ya imha olacaklar ya teslim olacaklar '
‘DHKP-C ve benzeri örgütlerin mensuplarının harekete geçmeden inlerinde yakalanıp adalete teslim edildiğini' belirten Erdoğan, "FETÖ ile mücadele ediyoruz, bu ihanet çetesinin kamudaki, sivil toplum kuruluşları içindeki, iş dünyasındaki tüm elemanlarını adım adım takip ediyoruz. Bu ülkede artık kimsenin yaptığı ihanet, yanına kâr kalmayacak. Hiçbir terör örgütünü, hiçbir teröristi biz bu topraklarda barındırmayacağız. Ya imha olacaklar ya teslim olacaklar ya da defolup gidecekler" dedi. Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta yaşanan hadiseler karşısında da bu yeni güvenlik anlayışına uygun bir duruş sergilediğini anlatan Erdoğan, ‘yıllarca Suriye'de hem mazlum Suriye halkının mağduriyetini giderecek hem Türkiye'nin sınırlarının güvenliğini sağlayacak bir çözüm bulunması için beklediklerine' dikkat çekti.
‘Anladık ki kimseden bize fayda yok'
Erdoğan, "Ama baktık ki biz bekledikçe sorunlar üzerimize geliyor. Bir yanda DEAŞ terör örgütü, diğer yanda PYD/YPG terör örgütü karşımızda bayrak sallamaya başlayınca, anladık ki kimseden bize fayda yok. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz gerek" diye konuştu.Çavuşoğlu: Fırat Kalkanı'nda hedef el Bab 
‘İzin almak başka,bilgilendirme başka'
Türkiye'nin Cerablus operasyonuna başlarken diğer ilgili ülkelere bilgi verdiğini ama kimseden izin almadığını vurgulayan Erdoğan, "İzin almak başka bir şey, bilgilendirmek başka bir şeydir" dedi. Özgür Suriye Ordusu mensuplarıyla bu operasyonu başlattıklarını anımsatan Erdoğan, operasyonun başarıyla yürütüldüğünü bildirdi.
‘Suriye'nin sorunu Deaş değil' 
Erdoğan, ‘Suriye'de Türkiye'nin 2 ayda elde ettiği neticenin daha önce 4 yılda başarılamadığına' vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı: "Sahaya girince gördük ki aslında Suriye'nin sorunu DEAŞ değil, ortada bir taktik ve strateji oyunu var. Suriye halkı bu oyunun kurbanı olarak seçilmiştir. Düşünebiliyor musunuz, 6 yılda 600 bini aşkın insanın canına mal olan bu oyunu bozan Türkiye'nin 2 ay önce başlattığı hamle olmuştur. İşte Cerablus DEAŞ'tan temizlendi. 30 bine yakın Cerabluslu geldi, Cerablus'a yerleşti. Aynı şekilde Rai, orası da DEAŞ'tan temizlendi. Şimdi oraya da Rai'nin halkı yerleşmeye başladı. Bunların meşhur kutsalları olarak dergilerinin ismi ve dergilerinde ifade ettikleri 'Dabık' yani bizim tarihimizde de 'Mercidabık' diye geçen orası, aynen DEAŞ'tan boşaltıldı. Şimdi oraya da oranın sakinleri yerleşiyor. Birileri bize akıl veriyor, ne diyorlar? 'Dabık'a girdiniz, iyi, bundan dolayı tebrik ederiz, kutlarız ama daha aşağı gitmeyin'. Daha aşağıda ne var? El Bab var. Kusura bakmayın, biz oraya da gideceğiz. Niye gideceğiz?
‘Menbiç'i de kuşatma altına almamız lazım'
 Erdoğan: ABD ile anlaştık, PYD Menbiç'i boşaltacak Çünkü bizim tehdidi altında olduğumuz yer, çizgi olarak söylüyorum, Dabık'ta bitmiyor. El Bab'ın da güneyine doğru iniyor. Oradan bizim Menbiç'i de koalisyon güçleriyle beraber kuşatma altına almamız lazım. Çünkü Münbiç, yüzde 95 ile Arap'tır. Ama orayı kim işgal etmek istiyor? PYD ile YPG. Biz Amerikalılara dedik ki 'buradan PYD, YPG gidecek.' Bakalım söz verdiler. Tamam giderse mesele yok. 'Rakka'da beraber hareket edebilir miyiz?' Dedik ki 'edebiliriz.' Çünkü Rakka, DEAŞ'ın merkezi. Orayı da DEAŞ'tan temizleyelim, oraya da gerçek sahipleri gelsin yerleşsin. Biz buna da varız. Fakat şu anda, bu defa benzer bir senaryo, mezhep çatışması çıkarmak üzere Musul'da sergileniyor. Kendi ülkesini terör örgütlerinin cirit attığı bir yer haline getiren Bağdat yönetiminin bu oyunun gerçek aktörü olmadığı gayet açıktır."
‘Kendi planlarımızı uygulamaya başladık' 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin Musul operasyonuna girmesini engellemeye çalışanlar, Suriye'deki oyunlarını bozmamızdan rahatsız olanlardır. İstiyorlar ki Türkiye yerinde otursun, olup bitenleri seyretsin, sonra da payına düşen bedel neyse onu ödesin. Çünkü daha önce aynı yöntemi mülteci krizi üzerinden denediler" diye konuştu. Erdoğan, Suriye ve Irak'tan Türkiye'ye 3 milyon sığınmacıyı yönlendirenlerin Türkiye'nin bu yükün altında ezileceğini sandığını, sonucun bekledikleri gibi olmayınca umutlarını terör örgütlerine bağladığını söyledi.
‘DEAŞ da PYD/YPG de birer piyon'
 Musul halkına 'IŞİD'e karşı ayaklanma' çağrısı "DEAŞ da PYD/YPG de aynı amaca hizmet eden aynı güçler tarafından desteklenen birer piyondan ibarettir" diyen Erdoğan, Türkiye içinde de PKK ile FETÖ'nün bu senaryoda kendilerine düşen rolleri aynen oynadığına işaret etti. Erdoğan, asıl meselenin bölgenin yeniden yapılandırılması meselesi olduğunu ifade etti. ‘Bağdat hükümeti ve Esad rejimi gibi yapılar ile terör örgütleri eliyle hayata geçirilmeye çalışılan bu projenin, Türkiye'nin bekasını tehdit ettiğinin' altını çizen Erdoğan, "Hiç kimsenin bu oyunda bize biçtiği role rıza göstermek zorunda değiliz. Türkiye olarak kendi planlarımızı uygulamaya başladık" dedi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği'nden Türkiye'ye gelen desteğin 550 milyon dolar olduğunu anımsatan Erdoğan, Avrupa Birliği'nden Türkiye'ye verilecek 3 milyar euro desteğin halen yerine getirilmediğine, gelen rakamın 300 milyon euro'dan fazla olmadığına dikkat çekti.
‘Eğer biz şu kapıları bir açık tutsak..'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, temmuz başı itibariyle gelmesi gereken paranın gelmediğini anımsatarak, "Eğer biz şu kapıları bir açık tutsak, bu mültecilerin gideceği yer neresi? Avrupa. Bundan çekindikleri, korktukları için 'Tamam biz bunu vereceğiz' dediler ama sözlerinde durmuyorlar" şeklinde konuştu.  İbadi: Türkleri Irak'ın egemenliğini ihlal konusunda uyarıyoruz
‘Ey Irak yönetimi seni rahatlatan Türkiye değil mi?'
Bombaların altındaki insanları yalnız bırakmadıklarını ve geldikleri zaman kapıyı açtıklarını dile getiren Erdoğan, "2 milyon 700 bin Suriyeli ve 300 bin Iraklıya da biz bunu yaptık. Ey Irak yönetimi, ya bu 300 bin Iraklıya kapısını açarak, seni rahatlatan Türkiye değil mi? Başkaları yapmadı bunu, biz yaptık. Onun için Türkiye'ye bir laf atarken, bir söz söylerken bunu düşüneceksin. Böyle bir dost bulamazsın, sen bu dostu incittiğin takdirde kaybedersin. Onun için günlerdir 'Biz hem sahada olacağız hem de masada olacağız' diyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Musul meselesini, Musul'da çözmek mecburiyetinde olduklarının altını çizdi. Musul'un mezhepçiliğe feda edilmesi durumunda sorunun Türkiye sınırına dayanmasının engellenemeyeceğine işaret eden Erdoğan, aksi halde Musul halkıyla birlikte, Kuzey Irak yönetimi, hatta bütün bölgenin bu süreçten çok büyük zarar göreceğini söyledi.
‘Şia,sünni bunlar din değildir'
Erdoğan, Suriye'de hangi amaçla ve nasıl harekete geçildiyse, Musul içinde aynı şekilde davranmakta kararlı olduklarını, Musul'un farklı bir mezhep anlayışına terk edilemeyeceğini bildirdi. ‘Şia düşmanı olmadıklarına, bunun sadece bir yorumdan ibaret olduğuna' işaret eden Erdoğan, "Ben mezhepçiliğe karşıyım. Ben diyorum ki Şia, Sünni bunlar din değildir. Din bunların üzerinde din-i mübin-i İslam'dır. Bizim için İslam tektir ve neyi emrediyorsa biz onu yaparız, diğerleri bir yorumdur. Şiiliği İslam'ın yerine koyarsan, ben karşısında olurum. Sünniliği İslam'ın yerine koyarsan, onun da karşısında olurum. Bizim için her şey tek din olan İslam'la noktalanmıştır" diye konuştu.
‘Onlar istediği gibi kesecek,biçicek...'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Musul'da etkin olan ülkelerin, Türkiye'nin hakkına saygı göstermesi gerektiğini yineleyerek, "Bizim 911 kilometre Suriye, 350 kilometre Irak sınırımız var. Biz burada sınırdaş olacağız, biz söz söylemeyeceğiz, sınırı olmayanlar, aman yarabbi, onlar istediği gibi kesecek, biçecek, ondan sonra da elbiseyi yapacak. Yok, böyle bir şey. Bu tavrımızın ne savaş çığırtkanlığıyla ne Irak'ın egemenliğini ihlalle ne de başka herhangi bir art niyetle ilgisi yoktur. Biz kendi istiklalimizi ve istikbalimizi korumak için mücadeleyi nerede yürütmemiz gerekiyorsa orada olmak istiyoruz. Şu anda bunun yeri Musul'dur. Öyleyse biz Musul'da olacağız" dedi. Hava unsurlarının Musul operasyonuna katılması konusunda ABD'li askerler ve generallerle bir mutabakata varıldığını anlatan Erdoğan, diğer konularda da en kısa sürede bir ilerleme sağlanacağını söyledi. ‘Suriye'de El Bab'a kadar inerek Menbiç'in tüm terör örgütlerinden temizlendiğini ve 5 bin kilometrekarelik terörden arındırılmış güvenli bölge projesini hayata geçirme konusunda önemli mesafe alındığına' dikkati çeken Erdoğan, bu meselenin de en kısa sürede sonuçlanacağını anlattı.Putin ve Erdoğan’dan Musul operasyonu görüşmesi
‘Putin'le Halep hakkında görüştük'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le dün akşam yaptığı görüşmeye ilişkin şöyle konuştu: "Dün akşam Putin ile bir görüşmem oldu ve bu görüşmede Halep'i konuştuk. Saat 22.00 itibariyle orada hava bombardımanlarını durduklarını ifade ettiler. El Nusra'nın orayı terk etmesi noktasında kendilerinin ricaları oldu. Arkadaşlarımıza bu konuda gerekli talimatı verdik, onlar da bu çalışmayı yapmak suretiyle, El Nusra'yı Halep'ten çıkarma ve Halep halkının bu noktadaki huzurunu sağlama için bir çalışmanın içerisinde olalım diye aramızda böyle bir mutabakatı görüştük."
‘Bedelini biz ödeyemeyiz.'
Suriye, Irak, Balkanlar ve Kafkaslar'daki bütün yerler gibi Halep'i de Türkiye'den ayrı görmediklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Halep'te yanan ateşi bir an önce söndürmek bizim oradaki kardeşlerimize olan borcumuzdur. Halep nerenin sınırı? Kilis, Gaziantep. Halep'te Allah göstermesin bir göç başlarsa nereden bakarsanız bakın, en az 1 milyon insan Türkiye'ye gelecektir. Bunun bedelini kusura bakmayın da biz ödemeyiz. Bunu özellikle tahrik edenler, Türkiye ile masaya oturup bunu konuşmak zorundadır. Suriye'deki çatışmalar bittiğinde Halep'i birlikte yeniden ayağa kaldıracağız. Ah canım Halep, o güzel Halep ne hale geldi. O medeniyet şehri, tarih şehri ne hale geldi. Artık orada taş taş üzerinde değil. Video çekimlerini gördüğümüz zaman Halep'i iyi bilen biri olarak da içimiz kan ağlıyor. İlk etapta geçici de olsa bir ateşkes tesis edilmesini önemli görüyoruz. Halep'te kalıcı güveni ve huzuru sağlayacak adımların atılması için üzerimize düşenleri yapacağız."
‘Darbe girişiminin üzerinden 40 gün geçmeden ..'
Alaattin Çakıcı: FETÖ'yü iade etmezlerse işini Pensilvanya'da bitiririz Türk Silahlı Kuvvetlerinin FETÖ'nün darbe girişiminin ardından, kendi içinde temizlik çalışması başlattığını anlatan Erdoğan, "Temizlik çalışmaları sebebiyle operasyonel kabiliyetini yitirdiğini düşünüyorlardı. Darbe girişiminin üzerinden 40 gün geçmeden Cerablus harekatını başlatarak, böyle olmadığını onlara gösterdik" diye konuştu.
 ‘Bizi Musul'dan uzak tutmaya çalışıyorlar'
"Şimdi bizi PKK ve DEAŞ ile oyalayıp, Musul'dan uzak tutmaya çalışıyorlar" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, orada da PKK'nın olduğunu, 3 bin kişinin söz konusu bölgeye gönderildiğini bildirdi.
‘Türkiye'yi hedef alan terör eylemlerinin failleri ellerini kollarını sallayarak gezer'
Bölgede IŞİD'in de bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi: "Küresel iletişim ağları batılı ülkelerin kontrolünde olduğu halde PKK da DEAŞ da FETÖ de inanılmaz etkin şekilde bu araçları kullanıyorlar. Halbuki batının kendi içinde tehdit oluşturan hiçbir örgütün, akımın böyle bir şansı yok. Bu doğrultuda en küçük bir kıpırdanma gösterenlerin anında sesi kısılır, hareket alanı ortadan kaldırılır. Batı ülkelerine yönelik eylem yapmış olan ve yapma hazırlıkları yürüten herhangi bir terörist nerede olursa olsun operasyona maruz kalır. Buna karşılık mesela Türkiye'yi hedef alan terör eylemlerinin failleri batı ülkelerinde ellerini kollarını sallayarak gezer, her türlü faaliyeti de yürütür. Şimdi tüm bu gerçekler ortadayken, bize söylenen yalanlara daha fazla tahammül gösterebilir miyiz? Bizim geleceğimizi terör örgütleri eliyle biçimlendirebileceklerini sananlar yanılıyorlar. Tam tersine terör silahlının çok yakında onların ellerinde patlayacağını ve onların canlarını yakmaya başlayacağını biz biliyoruz."
'Tutuşturmaya çalıştığınız ateş sizi de yakar'
Obama: Musul operasyonu uzun ve zorlu olacak ama IŞİD'i mutlaka yeneceğiz Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bugüne kadar binlerce IŞİD üyesini sınır dışı ettiğini, 10 binlercesine ise ülkeye giriş yasağı koyduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti: "Bu konuda birikimimizi ve öngörülerimizi kimse yabana atmasın. Türkiye'ye karşı PYD/YPG gibi terör örgütlerinin, Bağdat yönetimi gibi mezhep fanatiklerinin, Esed yönetimi gibi kendi halkını katledenlerin yanlarında yer alanları bir kez daha ikaz ediyorum, yanlış yoldasınız, tutuşturmaya çalıştığınız ateş bizden çok sizi yakar. Bağdat yönetimi önce kendi ordusunun mezhebi yapısını lütfen kalksın da dünyaya açıklasın bir bakalım, yüzde kaçıyla hangi mezhepten oluşuyor. Yıllarca Sayın Maliki'ye bizzat başbakanlığım dönemimde söylediğim şeydir bu, 'Nüfusunuzdaki mezhebi oran neyse gelin ordunuzu buna göre oluşturun' dediğimizde sesini çıkarmayanlar aynen bildiklerini okumaya devam ettiler."
‘Mayın döşeyenleri, çukur açanları unutmayacağız' 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin vatandaşlarının ve bölgedeki kardeşlerinin huzuru, güvenliği, esenliği dışında başka bir amacının olmadığını vurgulayarak, "Bizi safdışı bırakmayı amaçlayan her hamle, bölgenin yeni acılara sürüklenmesine yönelik atılan bir adım demektir" dedi. Demokrasi, özgürlükler, insan hakları gibi küresel değerlerin bölgedeki en önemli temsilcisinin Türkiye olduğunu anlatan Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti: "Türkiye'nin karşılaştığı bu tehditlerin sonuçları herkes için çok ağır olacaktır. Biz ilişkilerimizde kalıcı tahribata yol açacak adımlar atmamak konusunda fevkalade dikkatli davranıyoruz. Aynı hassasiyeti muhataplarımızdan da beklemenin hakkımız olduğuna inanıyoruz. Meseleyi 'inceldiği yerden kopsun' noktasına getirmedik, getirmek istemiyoruz ama yeni güvenlik anlayışımızın gereği olarak sorunları kapımıza dayanmadan çözmekte de kararlıyız. 2 bin 200 yılı aşkın devlet geleneğimizle, coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızla, kadim medeniyet birikimimizle Allah'ın izniyle biz bu zorlukların üstesinden geliriz. Yarın her şey geride kaldığında, bu zor günlerde, sıkıntılarımızın çözümünde bize destek olan dostlarımızı da yollarımıza mayınlar döşeyenleri de unutmayacağız. O çukur açanları unutmayacağız."
 
Kaynak:Sputnik Türkiye
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yolcu uçağı düştü
Yolcu uçağı düştü
Google açıkladı: İşte 2016'nın en popüler filmleri!
Google açıkladı: İşte 2016'nın en popüler filmleri!