Doktoru hem tokatladı, hem dava açtı.

Dr. C.A. Kaçkar görevini yaparken, bir hasta tarafından darp edildi. Olayı hemen yargıya taşıyan Dr. C.A.'nın açtığı dava ise aralık ayında sonuçlandı. Neredeyse cezasız sonuçlanan davanın sonunda, şiddet uygulayan hasta hızını alamadı ve doktora karşı 'hakaret' davası açtı.

Doktoru hem tokatladı, hem dava açtı.
Bu içerik 312 kez okundu.

Geçtiğimiz mayıs ayında Rize’deki Kaçkar Devlet Hastanesi’nde yaşanan şiddet olayı ile ilgili görülen dava sonuçlandı. Hastasından tokat yiyen Dr. C.A.’nın açtığı davanın sonunda, şiddet uygulayan hasta sadece 2 bin TL para ödemeye mahkum edildi. Hasta bu cezayı, 5 yıl içinde suç işlemezse ödemeyecek. Davadan sonra ise doktor bir şok daha yaşadı ve hastasının kendisine hakaret davası açtığını öğrendi. Önceki gün bu davayla ilgili ifade vermeye giden Dr. C.A. ise, hastanın neredeyse ceza almamasına ve üstüne bir de kendisine dava açılmasına üzüldüğünü ve bu durumun insanları, ‘nasılsa ceza almayacağım’ diyerek şiddete yönlendirmesine neden olabileceğini söyledi.

Rize’deki Kaçkar Devlet Hastanesi’nde yaşanan bu şiddet olayı ilk değil. Personel yetersizliği nedeniyle sorunlar yaşanan hastane çalışanları bir de hastaların uyguladığı sözlü ve fiili şiddete maruz kalıyor. Bu nedenle başhekimin bile istifa ettiği söylenenler arasında.

Mayıs ayında hastasından tokat yiyen Dr. C.A. ise 7 ayda tam 8 adet beyaz kod verdi. Bu kod, hastanede bir çalışana sözlü ya da fiziksel şiddet uygulandığında, bilgisayarlarından durumu polise iletmelerine yarıyor. Bu kod verildiğinde polis olay yerine geliyor ve adli süreç başlıyor. Dr. C.A.,  8 beyaz koddan 6’sını hakaret ve tehdit, diğer 2’sini ise darp nedeniyle verdiğini belirtiyor.

Dr. C.A, mayıs ayında yaşadığı olayı şöyle anlatıyor:

“Geçtiğimiz mayıs ayında bir hanımefendi, tansiyon düşüklüğü ve çarpıntı şikayetiyle eşiyle birlikte benim olduğum acil servise başvurdu. Eşi sürekli jinekolojik bir sebeple kan kaybettiğinden bahsetti. Damar yollarını açtırdım ve hızlıca tedavisine başladık. Hasta müşahede altındayken, Hb takibi yapılması ve kan grubunun da öğrenilmesi amacıyla tekrar kan alınmasını istedim. Normalde acil serviste kan transfüzyonu yapılmıyor ama ben bunun için bile bir uğraş vermeye hazırdım. Haliyle kan almak da kolay değil, böyle bir hastadan. Hemşirelere bağırıp çağırmış. Bunun üstüne müşahedeye doğru geçiyordum ki başhekimliğe gittiklerini gördüm. Geri geldiklerinde “Ne oldu?” diye sordum. (Daha sonra kendileri iddia ettiler ki, bunu çok alaycı bir biçimde söylemişim. Halbuki kendilerini kötü hissetmesinler diye çok normal bir tavırla sormuştum). Kadının eşi de “kan alınması için bizi geri gönderdiler” dedi. Ben de hemşireye hasta A.D.’den kan alınmasını istedim. Bu süreçte müşahede fazlasıyla yoğundu ve bir dakika bile beklemeden hastanın eşi “Kanı alacaksanız alın yoksa biz Rize’ye gidiyoruz” dediler. Ben de “Rize’ye gitme kararınızda özgürsünüz, pek tabi gidebilirsiniz” dedim ve hemşire hanıma dönüp “Damar yolunu çekelim, Rize’ye gidecekler” dedim. Bunun üstüne A.D. bize “Allah belanızı versin, burada bir … yaramıyorsunuz, aldığınız para haram olsun!” şeklinde bağırdı. Ben de ona doğru yaklaştım ve tam o sırada sağ elini kaldırdı. Elini tuttum “Ben burada senin için uğraşıyorum, sana kan taktırmak için” derken sol eliyle bana çok güçlü bir şeklide iki kez tokat attı. Tabi diğer hasta yakınları dahil olmak üzere herkes ayaklandı ve beni birileri tutup, kadının elinden çekti aldı. Sarı alana götürüp, beni oraya kapattılar. Hemen darp raporu aldım ve dava açtım. Geçen hafta görülen davada, A.D., yarı baygın olduğunu ve bana vuracak kadar gücünün olmadığını söyledi ve “Beni tedavi eden doktora nasıl vurabilirim?” dedi. Sonra değişik şekillerde ve çelişkili ifadelerle bana asla vurmadığını defalarca tekrarladı. Kadının eşi ise, bana vurup vurmadığını görmediğini ama ‘Allah belanızı versin’ dediğine şahit olduğunu söyledi. Hakim A.D.’ye “Yarı baygındın ama ‘Allah belanızı versin’ diye bağırıp doktorun yüzünü kızartacak kadar sert vurabildin” diyerek olayın darp olduğu kanaatini getirdi. Ancak “Allah belanızı versin” cümlesinin hakaret değil, beddua sayıldığı kararına vardı.

Hakim 2000 TL para cezası verdi ancak hasta 5 yıl içinde suç işlemezse bu cezayı ödemeyecek. Duruşmadan çıkarken ise duruma üzülmüş halde dayanamadım ve dedim ki “Umarım 5 yıl içinde bir suç işler de o parayı ödersin.” Hasta kadın bunu dememle hemen duruşma salonuna daldı ve beni hakime şikayet etti. Sonra öğrendim ki bana hakaret davası açmış. Geçtiğimiz günlerde de ifade vermeye gittim.”

Olaydan sonra psikolojik olarak çok yıprandığını anlatan Dr. C.A., “Ne yazık ki ülkemizde, sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet olaylarında, ses getirmediyse veya ölümle sonuçlanmadıysa, emsal kararlar çok az veriliyor.” dedi. Gün geçtikçe artan şiddet olaylarının cezasız sistem sebebiyle artacağını belirten Dr. C.A., hem sağlık hem de ceza sisteminde değişikliğe gidilmesini istediğini belirtti.

kaçkar
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Suudi Arabistan'dan kontenjan haberi geldi
Suudi Arabistan'dan kontenjan haberi geldi
Bozdağ'ın konuşmasına izin vermeyen binada bomba alarmı!
Bozdağ'ın konuşmasına izin vermeyen binada bomba alarmı!