Atatürk'ün Manevi Kızı AFET İNAN kimdir ?

Yakın tarihimiz ilk kadın yazarlarından Afet İNAN'ın merak edilen yanlarını, akademik çalışmalarını sizler için derledik. Yaşamı boyunca birçok ilki başarmış ve hayatını okudukça türk kadının neler yapabileceği noktasında örnek alınması gereken birini tanımış olacaksınız.

 Atatürk'ün Manevi Kızı AFET İNAN kimdir ?
Bu içerik 2351 kez okundu.

Ailesi ve öğrenimi

29 Kasım 1908 günü Selanik'in Doyran (Doirani) kasabasında doğdu.  Babası orman memuru İsmail Hakkı Bey (Uzmay), annesi Doyran Müderrisi Emrullah Efendi’nin torunu olan Şehzane Hanım’dır. Ailesi Balkan Savaşları'ndan sonra Anadolu'ya geçti.

Afet İnan, ilköğrenimine Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde başladı. Annesini 1915 yılında hayatını veremden yitirdi. Öğrenimini Ankara ve Biga'da sürdürdü, 1920'de altı yıllık ilkokul diplomasını aldı. Aile 1921'de Alanya'ya taşındı. Afet Hanım, 1922'de Elmalı'da öğretmenlik ehliyeti aldı ve Elmalı Kızokulu'na başöğretmen olarak atandı. Babasının görevi nedeniyle sürekli yer değiştirdi; 1925 yılında Bursa Kız Muallim Mektebi'ni bitirerek İzmir'de Redd-i İlhak İlkokulu'nda göreve başladı. Atatürk ile tanışması sonucu ileriki yıllarda öğrenimine devam etme fırsatı buldu.

Atatürk ile tanışması ve öğretmenlik yılları

Afet Hanım, 1925 yılında Redd-i İlhak İlkokulu'nda yeni göreve başladığı sırada bir çay ziyaretinde cumhurbaşkanı Atatürk ile tanışma fırsatı buldu. Annesinin ailesinin Selanik'in Doyran kasabasından olması nedeniyle cumhurbaşkanının ilgisini çekti ve Atatürk ertesi gün ailesiyle tanıştı. Gazi Paşa'ya öğrenimini sürdürmek ve yabancı dil öğrenmek istediğini açıklamış olan Afet Hanım, kısa bir süre sonra Ankara'ya atandı. Bakanlığın izniyle İsviçre'nin Lozan şehrine Fransızca öğrenmek için gönderildi.

1927'de yurda döndüğünde bir süre Fransız Kız Lisesi'nde öğrenim gördü. Bu arada ortaöğrenim tarih öğretmenliği sınavına girerek öğretmenlik belgesini aldı ve Ankara Musiki Muallim Mektebi’ne Tarih ve Yurt Bilgisi öğretmeni olarak atandı (1929-1930).

 Göreve başladığı zaman, yurt bilgisi için okutacağı kitabı Atatürk yetersiz bulmuştu. Bunun üzerine Fransız Kız Lisesi'nde okuduğu Instruction Civique adlı kitaptan çeviriler yaptı. Afet Hanım'ın çevirileri, Tevfik Bıyıklıoğlu'nun Almanca eserlerden yaptığı çeviriler ve bizzat Atatürk'ün bazı konularda yazıları birleştirilerek Vatandaş İçin Medenî Bilgiler kitabı oluşturuldu.

 

Kadınlara siyasi hakların tanınması

Kadın hakları üzerinde çalışmaya ilgi duyan Afet Hanım, Atatürk'ün isteği üzerine 3 Nisan 1930'da Türk Ocağı'nda Türk kadınlarının seçim haklarına ilişkin bir konferans verdi.

Bu konferans, Afet İnan'ın verdiği ilk konferanstı. Bu konferans için zamanın en ünlü hatibi Hamdullah Suphi Bey'den dersler alan Afet Hanım'ın giyeceği elbiseyi bizzat Atatürk çizmiş ve gömleği için kendi pırlanta kol düğmelerini hediye etmişti.

Türk Tarih Kurumu kuruculuğu

Atatürk, kendisinden Türk Ocakları Yasası'nın 2. ve 3. maddelerinin açıklanması konusunda çalışma yapmasını isteyince Afet Hanım 27 - 28 Nisan 1930 tarihlerinde gerçekleşen Türk Ocakları Kongresi'nde Aksaray delegesi olarak söz aldı.

Türk Ocaklarının amacını, işlevini açıklayan bir nutuk okudu ve sonradan Türk Tarih Tezi olarak nitelenecek bir tezi dile getirdi ve Türk tarih ve medeniyetini bilimsel olarak incelemek üzere bir heyet kurulması için önerge verdi. Bu önerge üzerine kongreden sonra oluşturulan Türk Tarih Heyeti'nin 16 kişilik kurucu üyeleri arasında yer aldı.

Türk Ocakları Atatürk’ün emriyle 10 Nisan 1931'de kapatıldıktan sonra heyet, aynı kurucularla dernek olma kararı alarak ve Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti adını almış; 3 Ekim 1935'te ise adı Türk Tarih Kurumu olmuştur. Afet Hanım, 1935-1952 ve 1957-1958 yılları boyunca kurumun başkanlığını yaptı.

Tarih alanında çeşitli çalışmaları

1-Türk Tarihinin Ana Hatları

Afet Hanım, heyetin kurulmasından sonra Türk Tarih Heyeti'nin bilimsel çalışmalarına katıldı. Heyet, Türk Tarih Tezi'nin temelini oluşturacak Türk Tarihinin Ana Hatları adlı kitabı kaleme aldı. 1931-1941 yılları arasında liselerde okutulan kitabın yazımında Afet Hanım da yer aldı.

2-Piri Reis haritası

1929'da Topkapı Sarayı'nı müzeye dönüştürme çalışmaları sırasında bulunan Pir-i Reis haritasını inceleyen Türk Tarih Cemiyeti heyetinin içinde yer aldı ve haritanın dünyada tanıtılmasına çalıştı.

3-Mimar Sinan'ın kafatası

1930'lu yılların başlarında "Türk ırkının kafatasını tespit etme" çalışmaları yürüttü. Bu çalışmalar doğrultusunda Türkiye’nin pek çok yerinde mezarlar açıldı ve kafatasları ölçüldü. Tarihçiler arasında Mimar Sinan'ın Türk mü yoksa Ermeni veya Rum asıllı mı olduğu konusunda tartışma çıkınca Afet Hanım, Türk olduğunu iddia etti ve mezarının açılarak kafatasının ölçülmesini, sonucun Atatürk’e sunulmasını önerdi.

Tartışmaları izleyen Atatürk ise bir kâğıt üstüne Sinan'ın bir heykelinin yaptırılmasını istediği notunu düşerek Mimar Sinan'a sahip çıkmıştı (2 Temmuz 1935)

1 Ağustos 1935 günü bu ölçüm yapıldı ve sonuç Mimar Sinan'ın brakisefal kafatasına sahip olduğunu gösterdi. Yani Türk olduğu kanıtlanmış..!

DTCF'de ilk ders

Afet Hanım, 9 Ocak 1936 günü Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin açılışında Türk Tarih Kurumu asbaşkanı sıfatıyla ilk dersi verdi. Kendisine yeni kurulan Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde öğretim görevliliği teklif edilince bu görevin ancak yüksek lisans ve doktora öğreniminden sonra kabul edebileceğini bildirdi.

Akademik yaşamı

14 Ekim 1935 tarih ve 40390 sayılı yazı ile Cenevre'de öğrenim görmek üzere görevlendirilen Afet Hanım,  

Cenevre Üniversitesi Sosyal ve Ekonomik Bilimler Fakültesi'nin Yakın Çağ ve Modern Tarih Bölümü'nde İsviçreli antropolog Eugene Pittard’ın öğrencisi oldu; "Türk Osmanlı devrinin ekonomik tarihi" adlı tezini sunarak Temmuz 1938'de lisans öğrenimini, Temmuz 1939'da ise "Türk Halkının ve Türk Tarihinin Antropolojik Karakteri Üzerine" adlı tezi ile doktorasını tamamlayarak sosyoloji doktoru ünvanını aldı.

Doktora çalışması için Anadolu'da 64 bin iskelet kalıntısı üzerinde inceleme yapan Afet Hanım, öğrenim yılları boyunca Cenevre ve Bükreş'te konferanslar vermiş; Türk Tarih Kurumu kongrelerine bildiriler sunarak katılmıştır

Yurda döndükten sonra Ankara Kız Lisesi'nde derslerine devam etmesinin yanın sıra Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ne doçent vekili olarak atandı. 1942'de doçent, 1950'de profesör oldu.

1940 yılında kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olan Rıfat İnan ile evlenip İnan soyadını alan Afet Hanım, Arı ve Demir adında iki çocuk sahibi oldu.

Afet İnan, 1950'den sonra Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Devrimi konularında Ankara Fen Fakültesi'nde, Hacettepe Üniversitesi'nde, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde, Ankara Harp Okulu'nda dersler verdi.

1961-1962 yıllarında Birleşik Krallık'ta incelemeler yaptı. 1955-1979 arasında da UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'nda Türk Tarih Kurumu'nu temsil etti. Ankara Üniversitesi Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Devrim Tarihi kürsüsü başkanlığını yaptı, 1977 yılında bu görevde iken kendi isteğiyle emekli oldu. Emekliliğinde anılarını kaleme almaya başladı.

Vefatı

Afet İnan 8 Haziran 1985 tarihinde 76 yaşında Ankara'daki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını kaybetti. Cenazesi Ankara'da defnedildi.

Eserleri

Türk Tarihinin Ana Hatları (1930), Medeni Bilgiler ve M.Kemal Atatürk'ün El Yazıları (1968), Türkiye Halkının Antropolojik Karakterleri ve Türkiye Tarihi (1947), Eski Mısır Tarih ve Medeniyeti (1956) gibi tarih ve sosyoloji çalışmaları yanında Atatürk’e ilişkin araştırmalar da yapan İnan, bunları Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler (1950) gibi yapıtlarla yayımladı.

afet inan atatürk
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Antibiyotiğe Direnç 450 Milyon Yıldır Var
Antibiyotiğe Direnç 450 Milyon Yıldır Var
Onlar Birlikte Selamlayacaklar
Onlar Birlikte Selamlayacaklar