Reklam
Reklam
Başarı bir ribaundla kaçmaz.
Ali Asaf Güner

Başarı bir ribaundla kaçmaz.

Bu içerik 2326 kez okundu.
Reklam

Fenerbahçe’nin basketboldaki hedefleri her ne kadar çok öncelere dayansa da işleme konulması için epey beklemek gerekti.

Fenerbahçe’nin tarihte basketbola ilk atılımları 1913 yılına kadar dayansa da ülke genelindeki yetersizliklerden ötürü bunun bugünlere gelmekte pek bir etkisi olduğunu söylemek zor. Keza Kuşdili çayırının yanındaki beton sahada kışın maç ya da antrenman yapılamaması ve İstanbulda kapalı salonun olmaması Fenerbahçe’yi branşı kapatmaya zorladı. Balkan savaşları ve işgal yıllarında İngilizlerin Fenerbahçe’yi defalarca kapatma girişimleri milli mücadele derken branş faliyetini gösteremedi.

1932 yılında Fenerbahçe’nin o dönemler sıkı ilişkileri bulunan Robert Koleji’nin öğrencilerinin takıma girmessiyle brans tekrar aktif edilese de kapalı salonun olmaması sorununun sürmesi branşı tekrar kapatma noktasına getirdi. Bugünkü anlamıyla Fenerbahçe Basketbol şubesinin kurulumu 1944’te gerçekleşti. O gün kurulan takıma daha sonra en büyük destek 2006’de Ülker Holding’in takıma sponsor olmasıyla başladı. Ancak bu birleşmeden de beklenen 2013’te Obradovic’in takıma gelmesine kadar beklenenlerden uzak kaldı. 2013’te Obradovic bir proje için geldi takıma ve projeyi yönetmeye başladı.

Fenerbahçe’de bugüne kadar gösterilmemiş hiç bir sabır ilk kez basketbol şubesi için gösterildi. Obradovic’e ve ekibine hak ettiği sabır ve saygı her ne olursa olsun gösterildi ve iki yıl üst üste final four ve tek ribaundla kaçan bir şampiyonluk sonrası Avrupa ikinciliği geldi.

Obradovic ilk sezonunda takımı ligde şampiyonluğa götürürken Euroleague’de Top 16’da kaldı. Bu sezon bir toprak incelemesi ve tarla işlemesi oldu aslında. Ertesi sezon gelen Final Four ligde kaçan şampiyonluğu unutturdu ve taraftardan yönetime tüm takım ekseninde ülke tarihinin en iyi mahsülünün toplanacağına olan inancı arttırdı. İkinci sezonda tarla ekilirken bir takım şeylerin eksik olduğu görüldü. Bu şey savunmadaki sertlik ve takım direnciydi. Bu sezon Fenerbahçe çok daha dirençli ve sert savunması olan bir takım haline geldi. Zaten geçen sezon yarı finalde Real Madrid seviyesinde bir sertlik koyamamamız bu sorunu herkese göstermişti. Bu sezon başında çok oyuncu gitti, geldi ve geçen seneye göre daha sert bir takım çıktı ortaya. Hala eksikleri var mı? Evet var. Fenerbahçe halen gerektiğinde eli titremeyecek ve savunmanın içinden geçecek bir oyuncuya sahip değil. Hickman bunun için alındı ancak sakatlıklardan ötürü bir türlü istenileni veremedi. Eli titremeyecek gerektiğinde sorumluluk alacak isim olarak herkes Bogdanovic’i düşünse de Bogdan bu katkıyı sağlayamadı ve belkide maç sonu o çok düşünceli fotoğrafında da bunun nedenlerini sorguluyordu kendince.

Fenerbahçe şu ana kadar çok ciddi bir yol kat etti. Obradovic Gherardini ve Ömer Onan üçlüsünün bugüne kadar yaptıkları ve yönetimin burada diğer branşlarda yaptığı müdahaleyi yapmaması bugünleri getirdi ancak kupaya uzanmak o kadar kolay değil.

O son top kimsenin uzanamayacağı bir yere sekemez miydi? Ya da Ekpe son topu dışarı çelemez miydi? Khryapa şutu kaçıramaz mıydı? Bunların hepsi olabilir ve Fenerbahçe attığı tüm doğru adımların en büyük karşılığını henüz 3. sezonunda alabilirdi. Ancak genişte resim bu kadar güzelken Fenerbahçeliler ne kaçan o ribaunda ne de düşmanca yanlı hakem kararlarına baksınlar. Fenerbahçe’nin sahip olduğu şey “Bir ribaunla kaçamayacak” kadar kıymetli. Onların yapması gereken tek şey bu projeye ve takımlarına inanıp desteklemek. Destek sürdüğü sürece başarının gelmemesi için hiç bir sebep yok artık.

Fenerbahçe’nin mücadelesi, hırsı, oyunu ve katettiği yol bir kupayla ödüllendirilemeyecek bir başarıdır ve bu başarı bir ribaunla kaçmaz.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beşiktaş'ta transfer tamam
Beşiktaş'ta transfer tamam
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı