Reklam
Reklam
Kıssadan Hisse
Mert Yıldırım

Kıssadan Hisse

Bu içerik 1317 kez okundu.
Reklam

  Kocaman Ramazan bayramını daha geride bıraktık. Her sene eski bayramlara olan özlemlerimiz çoğalıyor. Çünkü toplumca maneviyatımızı kaybettik. Çocukluğumdaki bayramlar daha keyifli, daha anlamlıydı. Şimdiyse yapay bir hal aldı. Bu gidişle daha çok ‘’Nerede o eski bayramlar’’ diye söyleniriz. O eski günlerin yeri hiçbir şekilde dolmuyor. Bayram günü yeni giyilen kıyafetlerin verdiği mutluluk, tıka basa tatlı yeyip, kapı kapı dolaşıp şeker toplamak.. Aile büyüklerinden harçlık alındığında yüzde beliren mutluluk. Hepsi yavaş yavaş anlamını yitiyor biz farkında olmadan.

  Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri her şeyimizi orada yapar olduk. Hangimiz toplu sms almaktan hoşlanıyoruz mesela? Hiçbirimiz. Sevgimizi tuşlara hapsettiğimizden beri hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Sarılmayı, paylaşmayı, gülmeyi unuttuk. Bu yüzden eski günlerin verdiği sıcaklığı arıyoruz sık sık. Eskiden insanlar birbiriyle sohbet ederdi. Şimdiyse aynı odada yüzleri telefona bakmaktan kitlenmiş çevresine bakmaya tenezzül etmeyen insanlar var.

  Bütün bunlar aslında toplumca birbirimize yabancılaştığımızın bir göstergesi aslında. İnsanlar birbirinden o kadar çok uzaklaşıyor ki aralarındaki manevi bağ da kopma noktasına gelebiliyor. Peki. bu nasıl aşılabilir? Cevabı basit aslında: Daha çok iletişim kurarak. Karşınızdaki insanı anlamaya gayret edip sohbet etmeye çalışırsanız onunla muhabbet bağı kurmuş olursunuz. İnsanlar artık bunu istemiyor. Çünkü ellerindeki telefonlar onlara bambaşka dünyanın kapılarını açıyorlar. Bu yüzden onlar için bayram fazla önemli bir şey değil.

   Kendini yaşadığı kültüre ait hissedemeyen insanlar için bayramların pek bir önemi yoktur. Onlar için bayram demek tatil demektir. Dolayısıyla manevi değerlerin yüceltilmesi konusunda bilinçli hareket etmezler. Bu durum aslında kültürel soğumanın işaretidir. Çünkü bireyler içinde yaşadığı kültüre karşı olumlu hisler beslemediğinde ya da onları benimsemediğinde ondan soğur ve uzaklaşır.

   Nerede o eski bayramlar demeden önce neleri gözden kaçırdığını bilmeli insan. Bu gözden kaçan detaylar aslında neyi ifade ediyor onun farkına varıp öyle hareket etmeli. Eski günlerin, eski anıların bir daha geri gelmeyeceğini bilerek yaşamalı. Yoksa sürekli kendi geçmişinde takılıp kalır. Hayatın kendisi devamlı yenilendiği için geçmişe dair izler yavaş yavaş silinip gidiyor. Bazı insanlara ise ‘’Nerede o eski bayramlar’’ demek kalıyor.

Ölenler Öldüğüyle Kaldı

   Daha geçen hafta Atatürk Havalimanı’nda 45 kişi öldü. Birkaç gün sonra yetkililer güle oynaya köprü açılışında bulundu. Yaşanan onca acı, onca travma hiçe sayılıp yollarına devam ettiler. Ölenlerin aileleri kahroldu, yetkililer köprü açmaya devam etti. Ne de olsa onlar ‘’Durmak yok yola devam’’ mottosuyla hareket ediyorlar. Halbuki bir kere durup dinlenseler, çevrelerindeki acılara tanık olsalar o acıyla yola devam edebilirler miydi soruyorum sadece.

   Demek istediğim yaşanan acılar toplumda çok çabuk unutuluyor. Bu olay aslında günlerce konuşulması gereken bir konuydu. Olayın siyasi, sosyolojik boyutları incelenmeliydi günlerce. 1-2 gün konuşulduktan sonra rafa kaldırıldı her şey. Çünkü acılarla yüzleşmekten korkuyorlar. Sorumluluk almadıkları için var olan gerçeğin üstünü örtmeye çalışıyorlar. Ama gerçeğin üstünü sonsuza kadar örtemezsiniz unutmayın. Halının altına süpürdüğünüz şeyler bir dün dağ olup yolunuzu kesecektir.

  En çok nerede kaybediyoruz biliyor musunuz? Böyle balık hafızalı olduğumuz için başımıza gelen her felaketi normal karşılıyoruz. Günler geçiyor, acılar unutuluyor ve hayat devam ediyor. Hostesler kan kokuları eşliğinde havalimanında çalışmaya devam ediyor, hayat eski haline geliyor.

   Ben istiyorum ki birileri yaşadığımız onca acının, kayıpların hesabını versin. Hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam etmeyelim. Böyle yaptıkça hiçbir şey çözüme kavuşmayacağını bilelim. Yaşanan acılara ‘’Nasılsa unutulur’’ düşüncesiyle bakmanın kimseye fayda sağlamaz. Kendinizi orada ölenlerin yakınlarının yerine koymayı deneyin bir kere. O yakınlar, kaybettikleri insanları nasıl unutsun bir haftada? Siz olsanız bir haftada unutabilir misiniz? Yaşanan acılar kolay kolay silinmez insanın hafızasından. Bazılarının hafızalarından bu yaşananlar çok silinmiş ki bayram havasında köprü açmaya kalkışıyorlar.

   Ben bu umursamazlığa anlam veremiyorum. Yarın bir gün hepimiz ölsek hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ederler kesin. Bunun çözümü bu olmamalı. Bu acıların tekrar yaşanmaması için kalıcı çözümler bulunmalı. Bu hafta kaç kişi havalimanına giderken korktu hiç düşündünüz mü? Yüzlerce insanın içinde orada ölme korkusu vardı. Çoğu belli etmedi ama hepsinin gözlerinden belli oluyor korktukları. Çünkü ölümle yaşamak korkmayı da beraberinde getiriyor. Acıyı umursamamak değil acıya ortak olmaları gerek. Ellerini taşın altına koysalardı bugün kahkahalarla köprünün önünde selfie çekmezlerdi. Yazık, gerçekten yazık.

Bir kitap, bir film ve bir albüm

Kitap tavsiyesi olarak Alper Canıgüz’ün Cehennem Çiçeği adlı romanını tavsiye ederim. Yaz aylarında okunması keyifli, üslubu akıcı ve samimi bir roman olduğu için kolayca okunuyor. 5 yaşındaki Alper Kamu maceradan maceraya koşuyor yine. Fırsatınız varsa alıp okuyun, çok seveceksiniz

Film tavsiyesi olarak Jaco Van Dormael’İn yönettiği Yeni Ahit filmini öneririm. Başka Sinema’nın seçkisinden olan bu film oldukça ilginçti. Filmde tanrının varlığı sorgulanıyor mizahi bir biçimde. Eğer öleceğiniz günü bilseydiniz gerçekten tanrıya inanarak yaşar mıydınız sorusunu soruyor yönetmen bize. Yeni Ahit filminin müzikleri çok başarılıydı. Üstelik oyunculuklar da bir o kadar güzeldi. Farklı, doyurucu, etkileyici bir film arayışındaysanız Yeni Ahit filmine göz atmanızda fayda var.

Müzik albümü tavsiyesi olarak Haris Alexiou’nun 25. Yılına özel çıkardığı albümü şiddetle tavsiye ediyorum. Yaz aylarında dinlemelik şahane bir albüm. Yunan ezgilerinin buram buram estiği bu albüm dinleyeni huzura kavuşturuyor. Yolculuklarda, akşam sefalarında dinlemek ayrı keyiflidir. Haris Alexiou’nun kendine özgü tarzını, ses rengini seveceğinizi düşünüyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beşiktaş'ta transfer tamam
Beşiktaş'ta transfer tamam
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı