Reklam
Reklam
Anne uyan darbe olmuş
Mert Yıldırım

Anne uyan darbe olmuş

Bu içerik 1016 kez okundu.
Reklam

Korkunç bir haftayı geride bıraktık. Geçen hafta yaşananlar sanki distopya filminden alıntıymış gibiydi. Ben hala bütün bu yaşananları bir kâbus sanıyorum. Başarısız darbe girişiminin yaşandığı gecede panikten uyuyamamıştım. O akşam telefondan sosyal medyayı takip ederken ters giden bir şeyler olduğunu anladım. Bu durumu evdekilere haber vermeme rağmen hiç oralı olmadılar, telefonlarından Candy Crush oynamaya devam ettiler.

Ben ‘’Bakın çok ciddi şeyler oluyor. Köprüler kapatılmış.’’ gibi cümleler kullanarak onların dikkatini çekmeye çalışsam da fayda etmedi. Dakikalar geçtikçe her şey daha da kötüleşti. Sosyal medyadaki paylaşımlar gittikçe arttı. Bu sırada da internet hızı yavaşladı tabii. Ben yaşanan yeni gelişmeleri onlara aktarmaya devam ettikçe olaylar daha da kötü bir hal aldı.

Televizyondan haber bültenleri açıp yaşanan gelişmeleri gösterdim onlara. Haber başlığında ‘’TSK yönetime el koydu’’ yazısını görünce ikna oldular en sonunda. Televizyondan aktarılan bilgileri büyük dikkatle dinliyorduk gece yarısı. Durum çok ciddiydi anlayacağınız. Hem televizyondan hem de sosyal medyadan olayları takip etmek zor olsa da haber trafiğini idare edebiliyordum.

Saat gece yarısını geçtiğinde Trt’deki o duyuruyu gözüm kırpmadan izledim. Trt haber spikeri Tijen Karaş, ekrana öyle bir bakıyordu ki o bakışlarını unutmak mümkün değildi. Söylediği her cümle boğazına diziliyordu sanki. Yüzündeki o endişeli ifade, sesinin zaman zaman titreyişi, gözlerindeki kaygı o kadar net anlaşılıyordu ki yaşananların ciddiyetini gözler önün seriyordu. O an ne düşüneceğimi bilemedim.

Tijen Karaş bildiriyi okudukça daha da endişeli bir hal aldım. Küçük kuzenim şaşkın bakışlarla darbe ne demek diye sorunca telaştan kelimeleri ağzımda geveleyip durdum. Sokağa çıkma yasağı ilan edilince hayatımda ilk defa endişelendiğimi hissettim. Durum tahmin edemeyeceğim kadar ciddi bir hal almıştı. Evdeki herkesin gözlerinden endişe okunuyordu. Akıllarından tek bir soru geçiyordu: ‘’Şimdi ne olacak?’’

Haberi izledikten sonra annemi aradım. Hayatımda hiç kullanmam büyük ihtimalle dediğim cümleyi kullandım: ‘’Anne uyan darbe olmuş.’’ Gecenin o saatinde aradığım için telaşlanmış. Sonra ona televizyonu açmasını, sokağa çıkma yasağının olduğunu söyledim. 80 darbesini yaşadığı için bu sözlerim onu da endişelendirmişti.

Telefonumun şarjının bitmesine ramak kalan sosyal medyadaki haber akışını takip ettim. Böyle durumlarda bu ortam çok işe yarıyor. Her yerden bilgi alabiliyorsunuz bir olay yaşandığında. Sitelerdeki yavaşlığı vpn sayesinde çözdük. Herkes odalarına çekilip uyumaya hazırlanıyordu. Yaşanılan olayları idrak etmeye çalışırken birdenbire anons sesi geldi dışarıdan. Dışarı çıkmaya davet ediyorlardı herkesi.

Bu anonsun ardından sela okunmaya başladı. Bu beklenmedik sela beni iyice ürkütmüştü. Sela okuduktan sonra camii hocası duyurusunu okudu. Karanlık evin içerisinde herkes tüm dikkatini vermiş hocanın dediklerini dinlemeye çalışıyorduk. İçimizdeki korku tohumlarını görmezden gelip soğukkanlı görünmeye özen gösteriyorduk.

Darbeler ülkeyi geriye sürükleyen girdap gibidir.

Sela sesleri hiç susmadı bütün gece. Sela seslerine siren sesleri karıştı. Ardından uzaklardan silah sesleri duyuluyordu sürekli. Bu kaosun ortasında uyumak bir hayaldi o zaman. Hayatımın en kötü, en telaşlı gecelerinden birini yaşadım. Sabaha iyi şeyler görmek umuduyla bazılarımız uykuya daldı. Bense zaman zaman uykumdan uyanıyor hala yaşananları anlamaya çalışıyordum. Teyzemin arkadaşıyla telefonda konuştuğunu duydum. Arkadaşı o kadar korkmuş ki öleceğini düşünmüş. Teyzem onu sakinleştirmeye çalışıyordu telefondaki sesiyle. O sırada evimizin üstünden jet geçince evin kapıları sallandı. O sallantı yaşananların ciddiyetine işaret ediyordu belki de.

Sabah kötü bir güne başlayacağımı bilseydim hiç uyanmazdım. Televizyondan gece yaşanan olaylar hakkında haberleri izledik. Herkesin sokağa çıktığını, askerlerin dövüldüğünü, insanların tankların üstüne çıktığını gösteriyordu tüm haberler. Bir sürü insan ölmüştü. Onca insan bir gecede nasıl ölebilir diye düşündüm içimden. Gündüz selalar okumaya devam etti camii hocaları. Aynı bildiriyi okudular yine. Gece yaşanan olayların endişesi azalmıştı. Şimdi ne olacak sorusu takılmıştı kafamıza. Bütün bu bilinmezlik bambaşka olayların anahtarı sayılacaktı belki de.

Çemberimde Gül Oya dizisi izleyenler bilir, bir bölümünde yine böyle darbe girişimi anlatılıyordu. İnsanlar kitaplarını saklıyor, onları sobalarda yakıyordu. Siyasiler tutuklanıyordu. O bölümü izlerken nasıl hissediyorsam geçen hafta da aynı şeyi hissettim. Darbe kelimesi bile başlı başına insanın tüylerini diken diken ediyor.

 Acaba insanlar o an sokağa çıkmasaydı şu an nasıl halde olurduk diye düşünüyorum bazen. Belki de daha kötü şeylere tanık olacaktık. Umarım bir daha böyle bir şey yaşamayız. Darbeler ülkeyi geriye sürükleyen bir girdap gibidir bir yaşandı mı ötesi vahimdir. Darbenin değil, demokrasinin hüküm sürdüğü bir coğrafyada yaşamak istiyoruz. En önemlisi insan gibi yaşamak istiyoruz. Teröre alışmadan yaşamak, kimsenin kimseyi kayırmadığı bir coğrafyada yaşamak hepimizin hakkıdır. Kimse darbe atmosferinde yaşamak istemez zaten. Bu yüzden darbeden değil, sonuna kadar demokrasiden yana olmalıyız hepimiz. Toplumca gergindik iyice gerildik son yaşanan olaylardan sonra. Umarım yaşanan bu olayı tekrar yaşamayız. Biz ne travmaları atlattık, bunu da atlatırız elbet bir gün. Hepimize zaman gerek sadece, birazcık zaman..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beşiktaş'ta transfer tamam
Beşiktaş'ta transfer tamam
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı