Reklam
Reklam
Uzun Bir Maratonun Bitiş Çizgisindeki Dahi: ALAN TURİNG
Ali Furkan Yıldız

Uzun Bir Maratonun Bitiş Çizgisindeki Dahi: ALAN TURİNG

Bu içerik 992 kez okundu.
Reklam

Kitabın sonunu göremeyen bir kahraman, maraton koşusunda bitiş çizgisini göremeyen bir atlet yada en doğrusu tamamlanmadan biten bir hikaye…

* * * 

Öyle bir adam düşünün ki, henüz 6 yaşında öğretmeni tarafından üstün zekasıyla keşfedilir. 14 yaşındayken ünlü özel bir okula kayıt olur. Okulun ilk günü -ülkede genel grevin başlaması nedeniye- trenlerin işlemediği bölgeye 60 milden fazla bir yolu bisikletle gider. Henüz bu kadar genç olmasına ve derslerinde bir şeyler öğrenmemesine rağmen, matematiksel problemlerle ilgisi şaşkınlık yaratır. 16 yaşında Albert Einstein'ın teorilerini ve kanunlarını kendi çalışmalarıyla eleştirir ve yeniden ortaya çıkarır. Tüm bunların ardından üniversite yıllarında Turing'in matematiğe olan ilgisine kriptoloji de eklenir. Hikayenin devamında, üstün bir dereceyle diploma alan Turing, daha sonra kendisine yapay zekanın ve bilgisayar bilimlerinin babası olarak nitelendiren çalışmalara imza atar.

* * * 

Biraz daha zaman geçince bu adam, yaklaşık 50 milyon insanın öldüğü, 20. yüzyılın en büyük savaşlarından birinin seyrini değiştirecek bir buluşa imza attı. 2.Dünya savaşı yılları... O dönemde nükleer silahlar ve Holokost gibi kitlesel sivil ölümler yaşanıyordu. Avrupa'yı Nazi işgali korkusu tutmuşken, hikayeyi değiştirecek biri geldi. Bu ne Churchill, ne Roosevelt ne de Stalin'di. Makinedeki ruh, makinedeki hayalet olarak anılan Alan Turing'di. Bu seyri değiştiren oydu.

* * * 

Yaşananlara biraz daha değinelim, çünkü yaşananlar dünya tarihinde es geçilecek gibi durmuyor. 2. Dünya savaşında Almanlar ne zaman, nereye ve hangi birlikle saldıracağını Enigma şifreleme sistemiyle birbirlerine iletiyorlardı. Enigma sistemi her gün kendini yenileyen bir sistem. İnsan zekasıyla çözülmesi imkansız denecek kadar zor bir şekilde kodlanıyordu. Enigma'da, yaklaşık olarak 10^20 (10 üzeri 20) farklı olasılık mevcuttu. Bunun için Turing ve ona katkısı olan arkadaşları, Bombe adlı elektromekanik makineyi tasarladı. Bu makina alınan şifreli mesajı en olası durumda çözerek aktarmaya tasarlanmıştı. Nitekim tasarımı gerçekleştirilen makina, savaşı 2 yıl daha erken sonlandırdı. Ve bu 2 yıl, milyonlarca insanın(bir hesaplanmaya göre 14 milyon) hayatını kurtarmasının yanı sıra Dünya'ya nazi faşizmin hakim olmasına da engel olmuştu.

* * * 

Ve bu anlattığımız adam bugün hepimizin elinin altındaki bilgisayarların ve yapay zekaların temelini atmış bir insan! Üstelik bu adamın hayattayken ortaya attığı fikirler, kavramlar günümüzde yapay zekadan nanoteknolojiye, biyolojiden matematiğe her alanda hala geçerli. Ama insanlığı derinden etkileyen bu katkılarına rağmen, bir önceki yazımda adını andığımız Tesla'ya benzer bir şekilde ne okullarda Fen Bilgisi derslerinde, ne de hayatımızın başka bir yerinde adı geçmiyor.

* * * 

Tam bu noktada bir başka duruma dikkat çekmek istiyorum. Yakın bir tarih olan 2001 yılında çekilen İngiliz yapımı “Enigma” adlı filme. Söz konusu filmde 2. Dünya savaşında İngiliz gizli servisinin Enigma şifresini kırma öyküsünü anlatılıyor. Ancak çok komiktir film boyunca Alan Turing isminden hiçbir sahnede bahsedilmiyor. Verilen değer ve yaşatılan haksızlığı somut olarak örneklemek istersek bu örnek bizler için yeterli olur sanırım.

* * * 

İşte unutulmuş bir dahinin adı Alan Turing.

* * * 

Tüm bunlara binaen Enigma şifresinin çözülmesi İngiliz hükümeti tarafından yaklaşık 50 yıl boyunca devlet sırrı olarak saklandı. 2009 yılında İngiltere Başbakanı kendisinden özür dileyen bir açıklamada bulundu. 2013 yılında ise İngiltere Kraliçesi mahkumiyeti nedeniyle affedildiğini duyurdu. Dünyaya bu derece katkıda bulunan, tarihe yön veren bu insan, bir suçlu gibi görülüp affediliyor. Hadsizlik olarak mı nitelersiniz, bunu vicdanlar açıklar.

* * * 

Fakat biz üzerimize düşeni yapalım ve kişisel tercihi nedeniyle hırpalanmış, hayatının baharında hikayesi sona erdirilmiş olan bu dahiyi anımsayalım.

* * * 

Başlığa bakınca da farkına varmış olduğunuz gibi Alan Turing, tarihin en önemli bilim şahsiyetlerinden biri olmasının yanında muazzam bir koşu geçmişine sahip atletti. Kısa süren yaşamında cinsel kimliği dolayısıyla büyük sorunlar çekmesi, belki de kendini en çok rahatlatan, hırslarını, yaşadığı sıkıntıları unutturan bir yol olarak uzun mesafe koşuyu seçtirmişti. Bu, hem onun için motivasyon olmuştu hem de kendine düşünme imkanı tanıyan bir zaman dilimi oluşturmuştu. 1940'lı yıllarda 2 saat 46 dk. civarındaki maraton derecesini yakalamıştı. O yıllardaki olimpik madalya derecelerinden 10­12 dk. kötü olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim, bir bilim adamı için oldukça iyi bir derece. O zamanlar Walton koşu kulübündeki arkadaşları, onun koşarken çok fazla nefes alışveriş sesi çıkardığından bahsederler. “Neden bu kadar kendini zorluyorsun koşarken” dediklerinde “Çok stresli bir işim var, başka türlü rahatlayamıyorum” diye cevap verdiği söylenir.

* * * 

Turing'in düşünen makine yapması ve onları anlama çabası, esasında insanı anlama ve hayatta tutunamadığı şeyleri diriltme çabasıdır. Bireysel tercihini açıklaması sebebiyle herkes, 2.Dünya savaşında milyonlarca insanın yaşamını kurtaran Turing'i unuttu. Çevresinde kimse kalmadı. İngiliz gizli servisi tarafından daha güvenilmez bir adam olarak düşünüldü. Her hareketi izlendi, rapor edilir hale geldi. Bütün bunların sonucunda bir de mahkeme kararıyla hormon tedavisi şartının uygulanması, Turing'i iyiden iyiye bunalıma soktu.

* * * 

1954 yılında 42. yaşgününden birkaç hafta önce evinde ölü buldular Alan Turing'i. Başucunda ısırılmış bir elma vardır. Otopsiye göre ölümünün nedeni: Siyanür zehirlenmesi sonucu intihar... Bireysel tercihleri yüzünden yargılanan, uğradığı ayrımcılık ve baskı nedeniyle intihar eden Alan Turing, öldüğünde sadece 41 yaşındaydı. Bizleri derinden etkileyen ise baharda gelen beklenilmeyen bir kıştı. Dünyaya belki de daha çok şey üretebilecek bir noktadayken, en verimli yıllarındayken bu ölüm için bir sayfanın kapanmasıydı. Bu toplumsal tahammülsüzlük, farklılıklara saygı duymama bu dahinin çok erken yıllarda aramızdan ayrılmasına neden oldu. Bugün bu yazıyla, dışlanmış, tarih sayfalarından silinmeye çalışılmış bir dahiyi anımsadık. Sizler de bilgisayarın başına oturduğunuzda ya da cep telefonlarınızı elinize aldığınızda bunu Alan Turing'e borçlu olduğunuzu bilin.

* * * 

Unutmayın bu yazıyı şu an her nereden okuyorsanız onun vücut bulmuş halinden okuyorsunuz. Çünkü o, makinedeki insan ruhuydu, o makinedeki hayaletti.

* * * 

Meraklıları için şunları da eklemek lazım: Turing'in elmayı ısırarak hayatına son vermesi, ölümünün ardından çok büyük bir dünya markasına ilham kaynağı olduğu söylenir. Bilgisayar teknolojisinin babası olarak görülen Turing'in ardında bu ısırlmış elmayı bırakması, en popüler ısırılmış elmayla bağdaştırılır. Bu elbette “Apple” şirketinin logosudur. Her ne kadar şehir efsanesi olarak görülse de, bu durum bir gerçek olarak kabul görmektedir.  Bunlara ek olarak 'The Imitation Game' adlı film Alan Turing'in hayat mücadelesini ele almaktadır. Mutlaka izlemenizi öneririm.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beşiktaş'ta transfer tamam
Beşiktaş'ta transfer tamam
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı