Reklam
Reklam
Geleceğimizin Karanlık Yansıması: Black Mirror
Ali Furkan Yıldız

Geleceğimizin Karanlık Yansıması: Black Mirror

Bu içerik 1220 kez okundu.
Reklam

Hem Türkiye gündemi hem de dünya gündemiyle ilgili gelişmeleri takip ediyorsunuzdur. 
Birbirini takip eden olaylar, siyasi gelişmeler hepimizi telefonlara, televizyon ekranlarına kitlemiş duruma geldi. 
Twitter'da gündemi sürekli takip eder hale geldik. 
Kim ne demiş, kime n'olmuş sorularının cevaplarını karamsarca gündem akışını yenileyerek öğrenmeye çalışıyoruz. 
Türkiye, Ortadoğu, Avrupa ve son olarak Amerika'daki gelişmeler hepimizin belleğinde şu sorulara mahal verdi: Dünya nereye gidiyor, Sırada ne var? 
Tam da bu noktada yaşandığımız döneme uygun, çarpıcı ve hepimizde iz bırakacağını düşündüğüm Black Mirror adlı diziden bahsetmek istiyorum. 

Dizi teknolojinin sınırlayıcı bir güce sahip olmaması ve sadece insanoğlunun hayal gücüne bağımlı olmasının nasıl bir ortam yarattığını gözler önüne seriyor. 
Teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini fiziksel ve psikolojik olarak görebiliyoruz. 
Nitekim insan ırkının doyumsuzluğunun teknoloji aracılığıyla dünyamızı nasıl bir distopyaya dönüştürdüğünü her bölümde farklı bir vurguyla tabiri uygunsa iliklerimize kadar hissedebiliyoruz. 

Dizi yakın zamanda yayınlanan 3.sezonuyla birlikte toplam 13 bölümden oluşuyor. 
Her bölümün birbirinden farklı mekan, zaman, oyuncu ve senaryoya sahip olması bizleri farklı 13 sinema filmiyle başbaşa bırakıyor. 
Hemen hemen her bölümü başlı başına uzun metraja sahip olacak derinlikte işlenmiş. 
Diziyi içerik olarak incelersek özgürlük, adalet ve sistem ile ilgli yaraları deşmekle kalmıyor; kimlik, benlik, zihin ve metafizik gibi tam olarak yerine koyamadığımız taşları da yerine oturturuyor. Anlayacağınız politik olduğu kadar felsefik sorulara da kapı açıyor. 

Dizinin 3.sezonunu referans olarak kabul edip; zihnimizde ve algılarımızda neler uyandığına bir göz atalım. 

Yeni sezonun ilk bölümünde geleceğe değil de tam olarak şu an günümüz dünyasına eleştriler yapılıyor. Sosyal medya manyaklığını ve insanların birbirleri arasındaki popülarite rekabetinin nasıl bir seviyeye geldiğini gözler önüne seriyor. Artık çoğumuzun hayatında, muhabbetlerinde söz sahibi olan bu uygulamalar insanların birbirlerini puanlaması ve herkesin sanal bir profil oluşturup ona göre hayatını şekillendirmesine atıfta bulunuyor. 

 

Bir sonraki bölümdeyse sahip olduğumuz teknolojinin geldiği bir başka çılgınlıkla karşılaşıyoruz. Artırılmış sanal gerçeklik, kulağınıza yabancı gelebilir. Fakat şu andan itibaren yabancı değilsiniz. Çünkü yakın zamanda gerçek dünyamızın dışında canlandırılmış bir dünyada, zenginleştirilmiş içeriklerle kaybolacağız. Bu bölümde bir implant sayesinde merkezi sinir sistemimizden bilgiler alınarak mükemmel bir korku oyunu tasarlanıyor. Aslında bu bir oyun değil, oyunun içindeki kahraman biziz. Öyle ki oyunun bedelli bir sonu yok, oyunu bitirecek olan da bizleriz. En korkunç hayal dünyamızdan ve yaratıcılığımızdan beslenen bu oyunda bilincinizde uyanmayan korkuları uyandırmaya hazır mısınız? İşte böyle bir oyun.  Belki biraz ürkütücü gelebilir fakat insanoğlunun doyumsuzluğuna farklı bir örnekle şahit oluyoruz. 

3.sezonun 3.bölümüne gelecek olursak bu bölümde de 1.bölüme benzer bir şekilde günümüz dünyası eleştiriliyor. Bu bölümü ayrı kılan bir başka özellik ise bilim-kurgu temasından uzak tek bölüm olmasıdır. Biraz daha trajedik sonlu bir senaryo ile karşılaşıyoruz. Bir kamu spotuna benzer şekilde verdiği mesajla dikkatimizi bir yöne çekiyor. Günümüzde sık sık yaşanan özel videoların sızdırılması gibi bir gerçek ele alınıyor. Daha sonra ise şantaja maruz kalan kişi ve bu durumdan inanılmaz keyif alan bir ya da birden fazla kişiden oluşan bir ekip beliriyor. Hikaye böyle başlıyor. Şantaja maruz kalan kişi bu korku ve utancın gölgesinde hırsızlık yapmaktan adam öldürmeye varacak kadar gözü dönmüşlüğe sahip oluyor. Hikaye bu şekilde devam ediyor. Artık kişisel kabul ettiğimiz her ne varsa bu internet bulutu içerisinde depolanıyor. Zamanla daha da çok bu tür haberlere rastlayabiliriz. O yüzden dikkat! Bu bölümü izleyip internet ortamından kaçmak isteyebilirsiniz. 

Sonuç olarak Black Mirror dizisinin teknolojiyle ilgili bazı algılarımızı yıkacak kadar sağlam bir yapısı olduğundan şüpheniz olmasın. Algılarımızı yıkmak yetmediği gibi bir de izleyicileri düşünmeye sevk eden tarzıyla da günümüz dizilere göre daha yoğun ve daha kaliteli duruyor. 

Dizinin başka gizlerini de bir sonraki yazıda konuşmak üzere sağlıcakla kalın. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beşiktaş'ta transfer tamam
Beşiktaş'ta transfer tamam
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı