Reklam
Reklam
Vasat bir film serisi başlangıcı: Fantastik Canavarlar nelerdir, nerede bulunurlar?
Mert Yıldırım

Vasat bir film serisi başlangıcı: Fantastik Canavarlar nelerdir, nerede bulunurlar?

Bu içerik 2883 kez okundu.
Reklam

  Harry Potter serisinin izleyicilerine kazandırmış olduğu büyülü dünya, David Yates yönetmenliğinde Fantastik canavarlar nelerdir, nerede bulunurlar filmiyle tekrardan karşımıza çıktı. Büyü dünyasının o mistik havasını özleyenler bu filmle birlikte özlemlerini giderme fırsatı elde ettiler. J.K. Rowling’in yarattığı eşsiz büyülü dünya birçok izleyici ve okuyucu da kendisine hayran bıraktı.

Küçücük bir kitaptan 5 film çekmeye yeltenen yapımcılar bu konuda çok aceleci ve maddi anlamda açgözlülük sergiliyorlar. Bu durumda yapımcıların kar elde etme iç güdüsü yüzünden birçok okuyucunun hayali suya düşüyor. Çünkü okuyucunun kitapta kurduğu bağ ile beyazperdede yansıtılan gerçeklik arasındaki farklı olunca okuyucunun yazara ve seriye duyduğu güven boşa gidiyor

Filmin konusu ise şöyle; Rowling'in aynı isimli fantastik ansiklopedik kitabına dayanan Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? filmi fantastik yaratıklar hakkında bir kitap yazan bir yazarın (Newt Scamander) gezi notları olarak karşımıza çıkıyor. Newt Scamander'ın New York'ta yaşadığı maceraları konu alan kitap, genç kaşifin New York'un gizli cadı ve büyücü komitesiyle yaşadıklarını da içeriyor.

Yıldızlı kadrosuyla izleyicilerin ilgisini çeken yapımın yönetmen koltuğunda ise David Yates oturuyor. Filmin başrolünde Genç kaşif yazar Scamander rolünü Danimarkalı kız ve Her Şeyin Teorisi filmlerindeki başarılı performansıyla hatırlanan Oscar ödüllü oyuncu Eddie Redmayne yer alıyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca Ezra Miller, Colin Farell, Katherine Waterston, Zoë Kravitz, Ron Perlman ve Jon Voigh gibi önemli isimler de yer alıyor.

David Yates’in yönetmenliğini yaptığı her filminde çıtasını biraz daha düşürüyor. Harry Potter ve Ateş Kadehi filminden sonra serinin üstüne kabus gibi çöken yönetmen, seriyi adeta mahvetti. Harry Potter’ın o samimi, sıcacık atmosferini soğuk, anlaşılmaz bir atmosferle değiştirdi. Şahsen ben yönetmenliğini yaptığı hiçbir filmi beğenmiyorum. Fantastik canavarlar filmi de bunun en güzel örneği. Peki filmi neden vasat buldum?

Oscar ödüllü oyuncu Eddie Redmayne olmasaydı belki de bu kadar kendisinden söz ettiremezdi. Yönetmen bu noktada biraz kolaya kaçmış gibi görünüyor. Oscar ödüllü bir oyuncunun filmi kurtabileceğine inanmış. David Yates başarısız bir yönetmen. Bu gerçekle yüzleşmek istemeyenler bir an önce yüzleşmeli. Redmayne’nin oyunculuğu sayesinde film kendine çeki düzen verse de filmin senaryosunda büyük eksiklikler var. Karakter derinliği, olay örgüsündeki çatlaklar, hikayenin inandırıcılık konusunda sınıfta kalması gibi unsurlar filmi vasat kılan detaylar arasında.

Canavar ismini bile doğru düzgün ifade edilememiş. Canavar denilince izleyicinin aklına korkunç, izleyende ürküntüye sebep olan yaratıklar akla gelir muhtemelen. Bu filmde bu durum tamamen atlanılmış. Canavarları sempatik bir bakış açısıyla yansıtmaya çalışmış. Belki de çocuklara hitap etmeyi tercih ettiği için böyle bir yol tercih etmiş ama bu durum izleyici kitlesinin yaş ortalamasını düşürmektedir.

Eddie Redmayne, Colin Ferall gibi oyuncuların filmdeki ağırlığı oldukça dengeli bir şekilde yansıtılmış. Efektlere boğulmuş bir filmi izlemek kimi zaman izleyicileri sıkıntıya sürüklese de ortalama bir film sunmuş bizlere yönetmen David Yates. Oyuncu seçimi konusunda başarısız bir yol izledikleri oldukça belli oluyor. Oyuncuların karakterlerine olan uyumsuzluğu filme çok yansımaktaydı.

Çok kötü bir film değil ancak çok iyi bir film de değil. Ortalama izleyiciye hitap eden bu film bir süre sonra kabak tadı vermeye başlıyor bana kalırsa. Çünkü hikayede aksiyon dinamikleri balon misali sönüyor yavaş yavaş. Filmin sonunda ise izleyicide beğeni algısı oluşmuyor. Oysa Harry Potter serisinde, yapılan her film izleyicinin zihninde bir beğeni algısı oluşturmaktaydı. Bu noktada bu filmin yeteri kadar başarılı olmadığını düşünüyorum. Ama Harry Potter izleyicinin beklentileri oldukça farklı. Daha çok şey bekliyorlar filmden.

Bir film başından sonuna kadar bu kadar mı yapaylık kokar hayret ediyorum doğrusu. Filmdeki ara geçişler oldukça başarılı bu konuda söyleyecek olumsuz bir şeyim yok. Ancak filmin geneline baktığımızda vasat bir film karşımıza çıkıyor. Görsel açıdan filme yaklaşacak olursanız filmden keyif alabilirsiniz. Ancak sadece görsel efekt yetmez bir film için. Hikayenin inandırıcılığı da filmin başarısına etki eden unsurların başında gelir. Dolayısıyla filmin hikaye açısından eksik olduğunu görüyoruz.

Evcil canavarların yetiştiği ortamda bile yapaylık kendini oldukça kendini belli ediyor. Filmin bir film seti ortamında çekildiği çok belli oluyor. Bu durum filmin ‘’fantastik bir film’’ olma yolunda inandırıcılığı konusundaki başarısızlığını gözler önüne seriyor. Fantastik filmlerde inandırıcılık meselesi çok önemlidir. İzleyici o filmi izlediğinde kendisini o fantastik dünyaya ait hissetmelidir. Dolayısıyla bu açıdan yönetmenin acemi bir tavır sergilediğini düşünebiliriz.

 Peki filmin iyi yanı hiç yok mu? Elbette var. Canavarların sempatik yönü oldukça güzel yansıtılmış. Özellikle değerli madeni eşyalar çalan küçük canavar oldukça sempatikti. Filmde yaşanan aşk da bir o kadar güzeldi. Filmde gerçek aşkın hiçbir zaman engellenemeyeceğini, ne olursa olsun iki seven insanın birbirini bulacağı mesajı verilmiş bu aşk melodramıyla. Filmin mizah yönü de filmi çekici kılan unsurlar arasında. Filmin en iyi yanı ise görsel açıdan doyurucu olması. Canavarların dünyasındaki düzen oldukça ilginçti. Ayrıca iki ayrı dünya arasındaki zıtlık iyi bir şekilde yansıtılmış. Büyücüler ve büyücü olmayanlar arasındaki iletişim bir süre sonra içinden çıkılmaz bir duruma dönüşüyor.

Harry Potter filminden ufak esintiler yapıyor David Yates. Bu aslında bir nevi Harry Potter serisinin ününü ve başarısını kullanarak filmin başarı grafiğini yukarıya taşımak için yapılmış bir strateji. Ezra Miller’a ezik bir karakter canlandırmak hiç yakışmıyor. Perks of being wallflower filminde harikalar yaratan oyuncu bu mu diye düşünmeden edemedim filmi izlerken. Kendisi daha güçlü rolleri canlandırmayı hak ediyor. Johnny Depp kısa bir sahnede bile olsa filme bir canlılık kazandırmış.

Büyü sevenler, bu filmde oldukça fazla büyü kullanılmasından hoşnut kalacaktır. Film Amerikan’ın geçmiş dönemine ait atmosferini iyi bir şekilde yansıtmış. Ancak Eddie Redmayne dışında başarılı bir karakter yaratma konusunda sınıfta kalmış.

Bu serinin kalıcılığı konusunda pozitif bir şey söylemek çok güç. Özellikle yönetmen Yates olunca iyi bir film beklemek imkansıza yakın. Harry Potter serisinin mahvettiği gibi bu seriyi de mahvedecek gibi görünüyor. On sekiz yaş altı seyirciye hitap etmeyi tercih ederek yanlış bir yola giriyor yönetmen. Fantastik canavarlar nelerdir, nerede bulunurlar filmi aslında çok iyi bir film olabilecekken acemi bir yönetmenin kontrolünde vasat bir seri başlangıcına dönüşmüş.

Peki bu film sinemada izlenir mi diye soracak olursanız cevabım hayır olurdu. Seriye ait yapılacak olan diğer filmleri de büyük ihtimalle izlemem. Çünkü izlemeye değmeyecek bir seri bu, işin doğrusu bu açıkçası. Ancak Harry Potter serisinin yaratmış büyülü dünyayı özleyenler için iyi bir fırsat. Fazla beklentiye kapılmadan izlerseniz filmden memnun kalabilirsiniz. Ben salondan keyifsiz bir şekilde ayrıldım umarım aynısı size de olmaz.

Filme puanım: 2/5

Email: journalist.mert@gmail.com

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beşiktaş'ta transfer tamam
Beşiktaş'ta transfer tamam
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı