Reklam
Reklam
Önce bir boşluk oldu kalp gidince ama şimdi iyi
Mert Yıldırım

Önce bir boşluk oldu kalp gidince ama şimdi iyi

Bu içerik 1247 kez okundu.
Reklam

Talimhane Tiyatrosu’nun oldukça ses getiren başarılı hikayesiyle birçok ödüle layık görülen Önce bir boşluk oldu kalp gidince, ama şimdi iyi adlı tiyatro oyunu önceki hafta Zorlu Performans Sanatları Merkezinde seyircisiyle buluştu. Oyunu uzun bir süredir izlemeyi bekliyordum ve sonunda izleme fırsatı bulabildim. Oyunumuz 2010’da prömiyerini yapmış ve bu zamana kadar tiyatro severlerle birlikte varlığını sürdürüyor.

Mehmet Ergen’in yönetmenliğini yaptığı oyunda Esra Bezen Bilgin ve Güliz Gençoğlu gibi önemli isimler yer alıyor oyuncu kadrosunda. Sevgilisiyle birlikte mutlu bir hayat yaşamak için İstanbul’a gelen Ukraynalı Dijana’nın (Esra Bezen Bilgin), hayatı hiç ummadığı bir anda tepetaklak olur. Oyunun ismi Dijana’nın gazetede okuduğu bir haberden gelmektedir. Kalp nakli ameliyatı olan bir çocuğun uyandıktan sonra gazetecilerin çocuğa ne hissettiğini sorunca çocuk da önce bir boşluk oluştu kalp gidince ama şimdi iyi demiş.

Oyun tek perde olmakla birlikte 3 ayrı bölümden oluşuyor. İlk bölümde Dijana’nın fuhuş yapmak zorunda bırakıldığı sahneler yer alıyor. İkinci kısımda kendisiyle aynı kaderi paylaşan Türkmenistanlı bir kadınla arasında geçen olaylar anlatılıyor. Son kısımda ise hikayenin başlangıç noktasına gidiliyor. Tersten oluşan olay örgüsü, oyunun ilginç bir hal almasına katkı sağlıyor.

İlk bölüm bir güvercinin Dijana’nın bulunduğu odadaki pencereye çarpıp ölmesiyle başlıyor. Bu sahnede aslında Dijana’nın durumu sembolik anlamda ifade edilmeye çalışılmış. Dijana da tıpkı güvercin gibi özgür bir şekilde hayatını sürdürürken hayatına beklenmedik bir şekilde sorun çıkıyor. Bu sorunu güvercinin pencereye çarpması olarak görebiliriz. Güvercini Dijana olarak görürsek, pencere karşılaştığı sorunları ifade ediyor.

Bu durumda Dijana, ölen güvercine karşı samimiyet beslemeye başlıyor. Onun ölümünden kendisini suçlu hissediyor. Daha sonra seyircilere trajik bir şekilde niçin zorla fuhuş yapmak zorunda bırakıldığını anlatıyor. Esra Bezen Bilgin’in oyunculuğu oldukça başarılıydı. Özellikle seyirciyle kurduğu bağ oldukça profesyonelceydi. Yaşadığı kabus gibi hayatı sanki hiçbir şey olmamış gibi anlatması bile izleyenleri şaşırtıyor.

Oyundaki mizahi ve dramatik unsurlar oldukça yerli yerindeydi. Bir röportajında bu oyun için aksanı konusunda kendisini yeterli bulmadığını söylemiş Esra Bezen. Gayet başarılı bir aksanla oyunu kurtarmayı başarmış. Oyun aslında toplumsal bir gerçekliği yansıtıyor bizlere. Çünkü var olan bir sorunu gözler önüne sürüyor. Fuhuş yapmaya zorlanan bir kadının psikolojik analizini öğreniyor seyirci. Oyunun tek kişi odaklı olması hikayenin inandırıcılığı konusunda iyi bir seçim olmuş.

Esra Bezen Bilgen’i daha önce Silsile, Kusursuzlar, Ana Yurdu gibi filmlerdeki başarısından tanıyorum. Bu oyunda da başarılı bir iş çıkaracağını düşünmüştüm. Tam da düşündüğüm gibi oldu. Ha, diyeceksiniz ki her şey çok mu güzeldi? Hayır değildi.

Her ne kadar oyuna renk katsa da Güliz Gençoğlu’nun aksan konusunda yetersiz olduğunu gözlemledim oyunu izlerken. Oyunun dinamik kalmasında rol oynuyor ama aksanındaki tutarsızlık nedeniyle bu kalıcı olamıyor. Hikayenin bazı noktaları eksik bırakılmış. Son sahnede Dijana’nın tepkisizliği ilgimi çok çekti. Halbuki son sahnede çok ciddi bir şey başına geliyor. Bebeğini düşürme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir kadının tepkisiz olması şaşırtıcıydı bana göre. Son sahnedeki tepkisizliğinin de bir anlamı var aslında ama öyle olmasaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum.

Oyunda Dijana ‘’Aslında kaç para ettiğimi biliyorum’’ diye bir cümle kuruyor. Bu cümlenin içinde birtakım çaresizlikler gizli dikkatli bakıldığında. Ayrıca kendine değer biçmeye çalışması, hayatta var olmaya çalışmasının da bir ifadesi olarak görülebilir. Dijana kapana sıkışmış, mutlu olma hayalleri elinden alınmış bir kadın olmaktan çıkıyor bir süre sonra ama yalnızlığıyla birlikte baş başa kalıyor.

Dijana’nın çocuğuna duyduğu özlem, oyunun her anında bölümünde hissediliyor. Çocuğu için mayo çalarken yakalanan bir hayat kadınından bahsediyoruz. Sevgili Mustafa, Dijana’nın insan tacirlerinin eline düşmesinden sorumlu kişi. Belki de Dijana, Mustafa’yı çok sevmenin bedelini ödüyordu. Pasaportuna kavuşmak için para biriktiren, özgürlüğünü düşleyen çaresiz bir kadın Dijana…

Dijana, kendisini kalp ameliyatı geçiren çocuğun yerine koyuyor bir bakıma. Onun kalbi yok aslında sadece kalbinin bıraktığı boşlukta ölmüş duyguları var. Çünkü kalbi olarak gördüğü şey karnındaki yavrusuydu veya özgürlüğüydü. Ama her ikisi de elinden alınınca ölmüş duygularla zorla fuhuş yapmak zorunda bırakılan içten içe duygusuz bir kadına dönüştü. Sevgilisinin ona yaptıklarından sonra insanlara olan güveni giderek azalıyor. Türkmenistanlı oda arkadaşıyla olan ilişkisi buna örnek olarak verilebilir.

Oyunun bir sonuca bağlanamaması, hikâyenin havada kaldığını işaret ediyor. Oyun aslında kendi içinde toplumsal bir eleştiriyi barındırıyor. Marka kültürünün bireyin hayatına nasıl etki ettiğini de çaktırmadan anlatıyor bize Dijana. Toplumsal baskının da zaman zaman hissedildiğini fark edebilirisiniz.

Esra Bezen Bilgin aldığı ödülleri hak eden başarılı bir oyuncu. Bu oyunda da iyi bir iş çıkarmış. Birkaç eksiği olmasına rağmen seyredilebilir bir oyun olduğunu düşünüyorum. Oyun bittikten sonra keşke oyunun süresi daha uzun olsaydı da Dijana’yı daha çok dinleseydik demeden edemedim.Oyundan sonra canınız patates kızartması yemek isteyecek eminim.

Yolunuz Talimhane Tiyatrosuna veya Zorlu PSM’ye düşürse Önce bir boşluk oldu kalp gidince ama şimdi iyi oyununu mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum..

Oyuna puanım: 4/5

Email: journalist.mert@gmail.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beşiktaş'ta transfer tamam
Beşiktaş'ta transfer tamam
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı