Reklam
Reklam
Savaş atmosferindeki lirik bir aşk hikayesi: Müttefik (Allied)
Mert Yıldırım

Savaş atmosferindeki lirik bir aşk hikayesi: Müttefik (Allied)

Bu içerik 1680 kez okundu.
Reklam

Yönetmenliğini Forrest Gump, Cast Away gibi başarılı filmlere adından oldukça söz ettiren Robert Zemeckis’in yaptığı, başrollerinde ise Brad Pitt ve Marion Cotillard’ın yer aldığı Müttefik (Allied) filmi geçtiğimiz hafta Türkiye’deki izleyicisiyle buluştu. Robert Zemekckis bu filminde izleyenleri ikinci dünya savaşının yaşandığı o çetrefilli atmosfere götürüyor.

Hem hipnotize eden bir casus gerilimi, hem sürükleyici bir savaş dramı hem iki suikastçı arasında geçen tutku dolu romantik bir film olma özelliği taşıyan Müttefik, dönem filmi sevenler için cazip bir seçenek olarak karışımıza çıkıyor. Yönetmenin Forrest Gump, Cast Away filmlerindeki başarısı bu filmde yeteri kadar görülmüyor maalesef.

1942 yılında Max Vatan (Brad Pitt) Fas’ın kurak topraklarına paraşütüyle birlikte iniyor filmi başlarken. 26 ülke, Avrupa’yı saran Nazi tehdidiyle mücadele etmek için Müttefik Güçleri oluşturmuştur. İngiliz Özel Operasyonlar Sorumlusu, Kanadalı hava askeri Max Vatan, acil bir görevle Almanya’nın büyükelçisini öldürmek üzere işgal altındaki Kazablanka’ya paraşütle iner. Orada eşi rolünü oynamak üzere seçilmiş büyüleyici, Fransız direniş savaşçısı Marianne’le karşılaşır. Tekinsiz casuslar çok riskli bir görevin ortasında birbirlerine aşık olurlar. Max ve Marianne arasındaki bu aşk kıvılcımları Londra’da evlilikle tescilleniyor. Aralarındaki tutku Max’i Marianne ile evlenmeye çoktan ikna ediyor.

2. Dünya Savaşı’nın gizli casusları Max Vatan (Brad Pitt) ve Marianne Beauséjour (Marion Cotillard) için hayatta kalmanın anahtarı hiçbir zaman kimse tarafından tanınmamak olmuş. Aldatma, rol yapma, ne olacağını kestirmek ve suikast konusunda uzman olan bu casuslar, kendilerini tehlikeye atmak için oldukça hevesli görünüyorlardı.

Kazablanka’dan Londra’nın hava saldırısı günlerinden Alman işgalindeki Fransa’ya uzanan nitelikli görsel çağrışımlar yapan yapımda Zemeckis, Hollywood’un Altın çağında gelişen, gizemle, heyecanla ve romantizm ateşiyle dolu, 21. yüzyılın insanı içine çeken gücüyle anlatılan büyük bir hikâye yaratıyor.

Marianne Beausejour rolüyle karşımıza çıkan Marion Cotillard filmi kurtaran joker görevi görmüş adeta. Oyunculuk konusunda oldukça başarılı bir performans sergilemiş. Karakterini doğru şekilde yansıtmayı, dönemin koşullarına uyum sağlamayı kolaylıkla başarmış. Aynı şeyi Brad Pitt için söylemek çok güç. Kendisi koca bir film boyunca adeta bir balmumu heykeli gibiydi. Mimikleri bile doğru düzgün anlaşılmıyordu.

Müttefik filminin en sevdiğim yönü atmosferiydi. İkinci dünya savaşının o gerilim dolu, insanı diken üstünde tutan atmosferini oldukça iyi yansıtmış yönetmen Zemeckis. Fas’taki iki farklı kültürün bir araya gelmesi ve insanların bu kültürle birlikte uyum içinde günlük yaşamlarını sürdürmesi oldukça ilginçti. Sosyal sınıf farkının oldukça hissedildiği bu ortamda yaşananlar da bir hayli farklıydı.

Filmin aksiyon dozunun yeterli olmadığını görmekteyiz zaman zaman. Çünkü aksiyon sahneleri oldukça kısa tutulmuş. Dram ve romantizm ağırlıklı bir dönem filmi çıkmış ortaya. Romantizm unsurları da yerli yerinde kullanılmış. Bir başka güzel özelliği ise savaş liderlerinin fotoğraflarının filmde gösterilmesiydi. Hitler, Churchill gibi devlet adamlarının fotoğraflarının gösterilmesi filmin dönemselliğini de yansıtmaktaydı.

Esasında film, ortalara doğru izleyenin ilgisini kaybediyor. Çünkü bazı sahnelerin gereksiz yere uzunluğu filmin cazibesinin kaybetmesine neden oluyor. Marion Cotillard yerine Angelina Jolie’nin olmasını isterdim. Mr. and Mr. Smith filminde oldukça iyi bir ikiliydi Brad Pitt ile. Bu filmde de başarılı olacaklarını düşünüyorum ama Marion Cotillard seçilmiş. Kendisi dram filmlerinin vazgeçilmez yüzü zaten. Onun oynadığı çoğu filmi başarılı buluyorum. Özellikle Edith Piaf’ın hayatını canlandırdığı Kaldırım Serçesi filminde oyunculuğuyla harikalar yaratmıştı.

Senaryo konusunda zaman zaman film bocalıyor. Özellikle Londra bölümünde film giderek klişeleşen bir hal alıyor. İzleyenler durumu az çok tahmin edebiliyor filmin sonunu. Bu durum filmdeki heyecanın da yitirilmesine sebep oluyor.

Yönetmen izleyenlere aynı yastığa baş koyduğunuz insana ne kadar güvenebilirsiniz ve o insanı gerçekten ne kadar tanıyorsunuz gibi sorular soruyor birtakım mesajları kullanarak. İlişkilerdeki güven olgusunun önemi ve yitirildiğinde ortaya neler çıktığının da altını çiziyor.

Marion Cotillard hayranı olarak filmi büyük keyifle izledim. Özellikle Fransızca konuştuğu sahnelerde çok içten oynadı. Brad Pitt ile aralarındaki uyum oldukça iyiydi. Cotillard, içinde yer aldığı her filme yakışan ve o filme anlam katan bir başarılı bir oyuncu. Filmde Max’in sık sık aynaları kullanması Marianne’ye karşı şüphelerinin olduğunun kanıtıydı. Görsel anlamda oldukça doyurucu olan film senaryo anlamında yeteri kadar iyi değildi. Son zamanlarda canınız dönem filmi izlemek istiyorsa Müttefik filmini izlemenizi tavsiye ederim

Şimdiden keyifli seyirler!

Filme puanım: 3/5

Email: journalist.mert@gmail.com

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beşiktaş'ta transfer tamam
Beşiktaş'ta transfer tamam
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı
Pentagon El Adnani'nin ölümünü doğruladı